SEVSİZLER SENİN HÜKÜMETİNİ
Nidai Mesutoğlu

Nidai Mesutoğlu

Bana Göre

SEVSİZLER SENİN HÜKÜMETİNİ

12 Ocak 2022 - 10:12 - Güncelleme: 12 Ocak 2022 - 10:16

İktidar partileri seçim öncesi avantajlıdırlar. Muhalefet partileri de. Önce iktidar partilerine bakalım. Devlet olanakları ellerinde. Bu olanaklardan seçim yasaklarına kadar açık, seçim yasakları başlayınca da gizli gizli yararlanırlar. 

İhaleler, teşvikler, vergilerde indirimler, yasal engellerin ortadan kaldırılarak malum kişilerin önünü açmak hep açık olarak yaptıkları işlerdir. Bunun karşılığını elbette seçim zamanı isteyecekler.

Gizli yapılan işler genellikle vaatlerdir. Bu vaatlerin başımda seçimi kazandıkları takdirde işe alımlar, terfiler, kadroların açılması, münhalların ilan edilmesi gibi vaatler yapılır. İktidarda oldukları için de inandırıcılıkları daha çoktur. Koskoca bakan, milletvekili yalan mı söyleyecek diye düşünüp hep inanılır.

Aslında iktidar partileri seçim zamanı hiçbir zaman size gerçek yüzlerini göstermezler. Zam yapmaktan kaçınırlar. Bunu seçim sonrasına ertelemek için canla başla çalışırlar. Yalanın beşi beş para. Nasıl olsa inanan birileri çıkacak diye düşünürler. Bol keseden atarlar.

Muhalefet partilerinin avantajı bir başkadır. Onlar hükümetin yapamadıklarını eleştirirler. Bu anlamda ellerinde bolca malzeme vardır.  “İktidara geldiklerinde…”  diye başlayan cümlelerle onların yapamadıklarını uğruna ölüp bayıldıkları bu toplum için çalışacaklarını anlatırlar da anlatırlar.

Eleştirdikleri konuları onlar da iktidara geldiklerinde yapamayacaklardır. Bundan adım gibi eminim. Sebebi çok basit. Egemen bir devletin ne başbakanısınız ne de cumhurbaşkanı. Bu anlamda muktedir yani istediğinizi yapabilecek güç sizde ne gezer. 

Koltuğa oturduktan sonra telefonun çalmasını ve karşı taraftan birilerinin size emirler vermesini bekleriniz. Genellikle bu telefonlar emir telefonlarıdır. Örneğin İçişleri bakanı iseniz size .”Şu ailenin vatandaşlık işleri ne oldu. Niye yapmıyorsunuz?” diye sorabilir. Ya da Maliye bakanı iseniz “ Hayat pahalılığını açıklamayınız.

Ankara’nın açıkladığı hayat pahalılığından fazla olmasın diye beklemeye alınız” diyebilir. Başbakansanız bu iş telefonla da olmaz. Başbakanla telefonun ucundaki  Kıbrıs İşlerinden sorumlu Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ın sekreter bayan: “ Bazı konuları sizinle görüşmek üzere  falan gün Ankara’ya gelmeniz isteniyor. “ der. 

O başbakanın yerinde kim olsa uykuları kaçar. Ne söyleyecek, ne isteyecek diye düşünüp durusunuz. Etrafınızdakilerden veya elçilikten bazı kişilerle görüşüp ipucu almaya çalışırsınız.

Başbakan bu emri aldıktan sonra hemen bakanlar kurulunu toplantıya çağırarak her bakanlık ile bilgiler almaya çalışır. Sorulacak her soruya cevap vermeli. Mahcup olmamalıdır. Kendi kendine düşünür. Acaba benim de maaşım sorulacak mı diye? Ne olur ne olmaz. Ya sorulursa? En iyisi bir yere yazacak ve okuyup ezberlemek.

Ne güzel bir hükümet. Sevsinler sizin hükümetinizi.

Böyle bir hükümet seçmek için sandığa gidecek olanlar önemle duyurulur. Bu tür hükümetçilik oyunları ile nereye varacağınızı düşünüyorsunuz.

Çare boykotla başlayan bir direniş ve hedef federal Kıbrıs olmalı.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar