SOL'UN SEÇİMLERDE TAVRI VE FAKLILIKLAR ÜZERİNE
Nidai Mesutoğlu

Nidai Mesutoğlu

Bana Göre

SOL'UN SEÇİMLERDE TAVRI VE FAKLILIKLAR ÜZERİNE

27 Aralık 2021 - 12:39

Bilimsel sosyalizmin felsefesi Diyalektik Materyalizmdir. Bilimsel olmasının nedeni ise olayları bilimsel yöntemlerle ve doğa yasalar içinde açıklamasıdır. Bu bakımdan materyalist felsefe dünyaya tanımada ve onu değiştirmede bilimin içinde kalır.

Marks ve Engels materyalist felsefeyi diyalektik yöntemlerle bilimsel temellere oturtmuşlardır. Bu nedenle Marksizm’i anlamanın yolu Diyalektik Materyalizmi iyi kavramaktır.

Marksizm’i farklı yorumlayarak farklı görüşler öne sürenler bunların pratikte doğru olup olmadığını anlamışlar. Bir bakıma kendi kendilerini test etmişlerdir. Buna rağmen tarihsel süreç içinde bazı Marksist görüşler kendilerinin görüşünün en doğru olduğunu savunmaya devam etmektedirler. Bundan dolayı da sol içinde farklı fraksiyonlar olmaktadır.

Kendi toplumumuz içerisinde de farklı görüşlerde olan ancak kendi görüşünün doğru diğerlerinin yanlış olduğunu iddia eden küçük örgütlenmeler vardır. Federal çözüm yanlılarının iki devletli çözüm yanlılarına karşı güçlü bir ittifak oluşmasıyla yola çıkmıştık. Bu nedenle yaptığımız ziyaretlerde farklı yaklaşım içinde olan arkadaşlarımızı gördüm.

Bu yazıyı yazmamdaki sebeplerden biri de Şili’deki seçimlerde Sol ittifakın adayı Gabriel Boric seçimi büyük bir zaferle kazanmasıdır. Bunda alınacak dersler vardır. Bu seçim Dünya sosyalist hareketinde de büyük heyecan yaratmış ve emperyalizmin dayattığı NEO liberal sisteme karşı da bir zaferdir.

Biz de yola çıkarken tüm farklılıkların bir kenara bırakarak bizi boğmak isteyen sağ politikalara karşı ortak tavır geliştirme düşüncesindeydik. Şili örneğine bakıldığında bizim doğru bir strateji izlediğimiz ortadadır.

Bu ittifak arayışımızın oluşmamasında farklılıkların neler olduğuna bir bakalım:

Bir grup arkadaş Lenin’in 1917 devrimi öncesi ve sonrası yazdıklarına takıldılar Sorunların çözümünü devrim yapmakta görmektedirler. Dünya konektöründe ve bizim içinde bulunduğumuz şartlarda bunun olasılığı sıfır.

İşgal koşullarından kurtulmadan böyle bir devrim söz konusu olamaz. Öncelikle bu toprakların kurtarılması gerekir. Bu konuda farklı değiller elbette.  Başka bir grup arkadaş BM parametrelerini reddetmekte ve BM ve AB’nin içinde olacağı bir çözümü kabul etmeyeceklerini açıkça söylemektedirler.

Bu gruptaki arkadaşlar da 1917 devrimi öncesi işçi sınıfının bilinçlenmesi ve kendi partilerinin öncülüğünde Anti emperyalist  mücadeleyi vermesi gerektiğine inanmaktadırlar. Ortak vatan mücadelesinde işgale karşı olduklarını da söylemektedirler.

Bir başka grup ki bu grup son zamanlardaki politikalarıyla “sol” olduklarına bin şahit ister. Türkiye’deki Erdoğan rejimiyle çatışmayı değil işbirliğini önemsiyorlar. İşgali reddeler. Türkiye’nin yönetiminden o kadar çekiniyorlar ki ağızlarına ne sosyalizm kelimesini alıyorlar ne de Sol partilerle bir arada görünmek iterler.

İttifak arayışımızda bu farklılıklara takılıp kalmak içinde bulunduğumuz şartlarda karşımızdaki sağ cepheyi güçlendirir. Gelinen aşamada bazı sol partiler kendi politikaları doğrultusunda seçimler girmeyi, bazı partiler de seçimlere girecek örgütlenmeyi yapamadıkları için seçime katılmayacaklarını bildirdiler. Bölük pörçük bir sol ile başarı şansı ne olur hep beraber göreceğiz.

Bizim işgalden kurtuluşumuz bir çözümle olacaksa bunun için çözümün nasıl ve kimlerin katkısıyla olacağının ne önemi vardır.

Lenin, Türkiye Kurtuluş savaşı sonrasında orada bir sosyalist devlet kurulmayacağını bile bile destek vermişti. Oradaki düşünce Kuruluş savaşını antiemperyalist özelliğinin olmasıydı tabii ki.

Fransız ihtilalinde İşçi-köylü burjuvazi ile ittifak kurup feodalizmi yenmişti.

BM’yi bir emperyalist örgüt olarak görüp onun katkısıyla çözümü reddeden arkadaşlar bilmiyorlar mı Che Guavere 11 Aralık 1964’te BM genel kuruluna gidip orada konuşma yapmış bu örgütü reddetmemişti. Belki de CHE’yi de bu arkadaşlar sosyalist olarak görmemektedirler.

Bu tarihsel örnekler arkadaşlara yetecek düşüncesinde değilim. Hemen farklı görüşlerle saldırıp kendi doğrularının en doğru olduğunu söyleyecekler.

Oysa günümüzde Şili örneği vardır. Bu örnek  incelendiğinde neler yapılması gerektiğini ve ne gibi fedakarlık gerektiğini anlatır. Anlamak isteyen anlar. İstemeyene anlatmazsınız.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar