SORUN BAĞIMLILIK, ÇÖZÜM FEDERASYON
Nidai Mesutoğlu

Nidai Mesutoğlu

Bana Göre

SORUN BAĞIMLILIK, ÇÖZÜM FEDERASYON

13 Nisan 2021 - 10:10

“IMF, bizden 5 milyar dolar borç istedi. O zaman ekonomiye bakan zat, geldi bana 'Sayın Başbakanım verelim mi bu borcu?' dedi. 'Verin, bugün borç alan, yarın talimat alır.' dedim. Bu sözler Türkiye’yi Yöneten Erdoğan’a ait.  “ekonomiye bakan zat” dediği kişi de  dönemin Maliye Bakanı Ali Babacan.

Erdoğan’ın “IMF bizden borç istedi” sözlerinin  eski merkez bankası Başkanı Durmuş Yılmaz tarafından doğru olmadığı söylendi. Burada benim için doğru olan cümle:” Verin, bugün borç alan, yarın  talimat alır” cümlesidir.

Bu veciz sözü  her cumhurbaşkanının, her devlet başkanının,  her başbakanın çerçeveletip  makam odasının en çok görünen yerine asmasını öneririm. Türkiye KKTC  bağımsız bir devlet olarak kurulduğundan beri  yaklaşık 38 yıldır Türkiye’den yardım adı altında  para almaktadır. Bu durumda emir de alması kaçınılmazdır.

Türkiye , KKTC’nin  borç istemeyecek duruma gelmesini  ister mi acaba?  Bence istemez. Eğer borç almayacak duruma gelirse emir de veremeyecek. Aradan geçen bunca yılda hâlâ borç almaya devam ediyorsak  bu nedenledir.

2004’te yapılan referandumun sonunda  Türklerin evet demeleri de  Türkiye’yi dış politikada kuvvetlendirmek içindi. Zaten daha sonra yapılan açıklamalarda: “Biz Rum tarafında hayır çıkacağını yaptırdığımız anketlerden anlamıştık. Bu nedenle Türklerin  evet demelerini sağladık” demişlerdi.

Cenevre görüşmelerinin  ileri götürülüp bir çözüme evirilmesi istenmediği için “iki devletli çözüm” modeli öne sürülmüştür. Bu ise çözümsüzlüğün devamı ve Türkiye’ye bağlılığı sürdürülmesidir.

Eğer taraflar BM Parametreleri temelinde anlaşırlarsa  Kıbrıs adası iki devletli bir federasyon olarak AB üyesi olacaktır. Bu da  Türkiye’nin kontrolünün kalkması demektir.

Federasyon ile Kıbrıs  sorunu çözülürse  insanların can ve mal güvenlikleri sağlanmış olacak. Türkler dünyaya açılmış ve AB müktesebatı temelinde  bir düzene geçmiş olacaklar. AB standartlarında üretilen mal ve hizmetle sayesinde ülkeye döviz girdisi olacak.

Üretimin artırılması ile    insanlarımızın refah seviyeleri artırılmış olacak. Dünyaya  entegre olduğumuz için söz hakkımız  olacak.  Kültür , sanat ve spor alanlarında dünya ülkeleri içinde yerimizi alacağız. Özellikle tarımsal üretim artacak ve başta AB ülkeleri olmak üzere pazarlanması sağlanacak. Bunlar hayal değildir.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar