SUCUOĞLU'NUN ROL MODELİ ERDOĞAN'DIR
Nidai Mesutoğlu

Nidai Mesutoğlu

Bana Göre

SUCUOĞLU'NUN ROL MODELİ ERDOĞAN'DIR

24 Şubat 2022 - 13:25

Başbakan Faiz Sucuoğlu’nun hükümet listesi Ersin Tatar tarafından onaylanınca  yaptığı ilk açıklamalardan nasıl bir başbakan olacağı konusunda ipuçları verdi.erdi. Gerçi seçim öncesi de başbakandı ama şimdi farklı olacağını göstermek istiyor.

Hatırlayacağınız gibi seçim öncesi yaptığı Ankara ziyareti sonrasında “çok güçlü destek aldık” demişti. Oradaki görüşmelerde destek aldığı bir gerçek. Bunun yanında Erdoğan okulunda okutulan derslerden de bir şeyler öğretilmiş kendisine. Artık Faiz Sucuoğlu’nun kendisine rol model seçtiği bir var. TC Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan.

Sucuoğlu’nun açıklamalarına bakınca aynı tür açıklamaların Erdoğan tarafından da yapıldığını görürüz. Erdoğn’ın uyguladığı politikalar burada da uygulanacak demektir.

Varan 1: Erdoğan’ın enflasyon konusunda marketleri suçlaması ve denetim yapılarak ceza verileceğini söylemesinden sonra Faiz Sucuoğlu da şöyle bir açıklama yaptı:

“Kimsenin gözünün yaşına bakmayacağız. Bizzat ben süpermarketlere gidip, denetim yapacağım. Cezaysa ceza, kapatmaysa kapatma. Gerekirse rezil edeceğiz.

Varan 2: Türkiye’de uygulanan Yap- İşlet – Devret modeli hazineye büyük yük getirse bile bundan fayda sağlayanların olduğu bir gerçek. Özellikle  “garantili” anlaşmalar ile  firmalar tamamen risksiz bir yatırm yapmakta ve garanti kâr elde etmektedirler.

Aynı mantık ile Sucuoğlunun yaptığı çıklama şöyledir: “Özellikle Yedidalga bölgesinde ‘yap-işlet-devret’ metodu kullanılarak, bir limanın inşasının gündemde. Kıbrıs’taki coğrafi imkanlar diğer taraflarda yok. Buranın albenisi çok yüksek ve ziyaret eden çok ciddi bir ekip var. Bu teklifi sunmak için hazırlık yapıyorlar”

Bundan da anlıyoruz ki  Türkiye sermayesi gözlerini buraya da dikmiş ve bu metotla büyük kazançlar sağlayacaklar. Bedelini de hazineye, dolaylı  olarak da bizlere ödetecekler.

Varan 3: Türkiye’de maden arama ruhsatı verilerek doğayı mahfeden, insanların yaşam  alanlarını yaşanmaz yapan zihniyet burada da devreye sokuluyor. Bu konuda da Sucuoğlu  Bir bakır madeninin mevcut olduğunu , 1 milyar 550 milyon Dolarlık bir hacim olduğunu aktardı ve ihraç edilmesi konusunda çalışmaların yapılacağını ifade etti.

Kıbrıslı  Türkleri bu hükümet döneminde çok zor günler bekliyor. Kraldan çok kralcı olduğunu kanıtlamak isteyen Fazi Sucuoğlu Erdoğan’dan övgüler alabilmek adına her şeyi yapmaya hazırdır. Biz de hazır olmalıyız.

Hükümet ve CTP’nin sert muhalefeti

Bekleyen derviş sonunda muradına ermiş. Faiz Sucuoğlu’nun kurduğu hükümetten bahsediyorum. Görevi aldıktan sonra partilerin yetkilileriyle görüştü. İlk açıklamasında aynı düşüncede olanlarla bir hükümet hedefledi.

Sonra geniş tabanlı hükümet için CTP’nin kapısını çaldı. İstifasını verdiği koalisyon hükümetini yeniden kurdu. Kuruduğu hükümet tabii ki mizah diliyle eleştirildi.  Ciğerci Ahmet Dayı’nın O meşhur sözü bolca söylendi, yazıldı.

Hükümet kurma aşamasında tek sıkıntısı koalisyonda hangi partilerin olacağı değildi elbette. UBP içinden kimlerin bakan yapılacağı da önemliydi.  UBP içinde sanırım tüm vekillerin bakanlık beklentisi vardı. Oysa UBP’ye ayrılan bakanlık sayısı 8 idi. Faiz Sucuoğlu dışında 23 UBP vekili vardı.

Sucuoğlu bu bakanlık dağılımını nasıl yaptı,? Yani kimlere hangi bakanlığın verilmesini uygun buldu bilemeyiz. Ancak Parti içinden yükselen seslerin susturulmasını sağladı. Bunun için de hükümet üyelerini açıklarken anlatmak istediğini pek anlatamasa da biz anladık.

Ne demişti?: “ Bu kabine 5 yıl sürmeyecek”. Bunun gerçekteki anlamı bir süre sonra” Başbakan olarak hükümetin istifasını vereceğim” demektir. Oysa onun anlatmak istediği hükümet içinde bakanların değiştirileceğidir.

Düşüncesi şöyleydi:. “ Benim dışımda kalan UBP’li bakanlar görevden alınıp yenileri göreve getirilecek” demektir. Sanırım parti içinde de  hem şimdiki bakanların görev süreleri hem de hangi bakanın yerine kimin geleceği bile anlaşılmıştır.

Benim derdim değil elbette kimin ne kadar bakanlık yapacağı. Ben yapılan bakan atamaları ile sorunların çözülmeyeceğini, tüm kontrolün Ankara’daki Beştepe’de olduğunu bilenlerdenim. Fuat Oktay bakanları onayladıktan sonra Elçilikteki müşavirlerine yapılması gerekenleri bir kez daha hatırlatmıştır.

Ana muhalefet görevi üstlenen CTP hükümet kurulmadan “Sert muhalefet” yapacağını açıklamıştır. Bu sertliğin ne olduğunu elbette biliyoruz. Hükümet her zamanki gibi “sert” eleştirilecek.

 Oysa emir kulu olarak o makamlara getirilen bu kişilerin hedef tahtasına konulması gerçekleri gizlemekten başka bir işe yaramaz. Elçilikte her bakanlığın bir müşaviri olduğunu bilmiyorlar mı? Hiç olmazsa bir defa da bu müşavirler “sert” muhalefet yapamazlar mı?

Benim umudum yok ama umutsuz da yaşanmıyor.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar