TAKTİK SAVAŞLARI VE KAYBEDEN KIBRISLI TÜRKLER
Nidai Mesutoğlu

Nidai Mesutoğlu

Bana Göre

TAKTİK SAVAŞLARI VE KAYBEDEN KIBRISLI TÜRKLER

22 Nisan 2022 - 08:10

Başbakan Sucuoğlu’nun da bildiği ve inandığı bir gerçeği gizlemeye çalışması boşunadır. Tüm Kıbrıslı Türkler Erdoğan’ın bu toplum üzerindeki egemenliğini bilmektedir zaten.
Önce Cumhurbaşkanlığı seçimine müdahale, sonra UBP Kurultay’ına müdahale.  Ersin Tatar’ın Cumhurbaşkanı yapılmasından sonra UBP kurultayına müdahale pek ses getirmedi çünkü bir diyet borcu vardı.
Elçilik ve Tatar ortak görüşü ile Ersan Saner’in hem parti başkanı hem de başbakan yapılması sineye çekildi.  Saner bunu rüyasında görse inanmazdı. Gerçek oldu.
Hasan Taçoy’u bilmem ama Faiz Sucuoğlu bu darbeyi hiç hazmedemedi. Hep içinde tuttu. Şartların oluşmasını bekledi. Bu arada AKP ve Erdoğan’ın güvenini kazanma peşine düştü.
Seçim öncesi Ankara’ya yaptığı ve dönüşte “tam desteğini” aldığını söyledi. BU moralle seçimden birinci parti çıktı. Sucuoğlu’nun hesaplayamadığı bir şey vardı.
Parti içinde İslami düşünce ve siyaset anlayışının lideri durumda olan Sunat Atun.  Hükümet kurmada özellikle Maliye Bakanlığına getirilmesini Ankara istemiş ve bunu da yapmıştı. Atun’u küçümsedi. Oysa Atun’un arkasında damat Albayrak gibi etkili biri vardır.
 Aynı ideolojiye sahip olanlar kulübündendirler. İlk kabinede Hasan Taçoy’un Dışişleri bakanı olarak atanması AKP ve elçilikte pek önemsenmedi. Nasıl olsa ipler Türkiye Dışişlerinin elindeydi.
Kısa süre sonra Bahçeli’nin bu konuyu gündeme getirmesi ve Ertuğruloğlu’nun atanması sağlandı. Yoksa bu kadar kısa sürede bu değişiklikler pek anlamlı olmazdı.
Başbakan Sucuoğlu’nun Maliye Bakanı’ı Sunat Atun ile ters düşmeleri Elektrik zammı ve alkollü içkilerde yapılan fiyat yükselme ile su yüzüne çıktı. Ankara’ya çağrıldılar. Orada da Sucuoğlu değil Atun destek buldu.
Bardağı taşıran son damla Sunat Atun’un Sucuoğlu’nu mecliste yalanlamasıdır. Bu duruma düşürülen başbakan artık kararını vermişti. Sunat Atun’u görevden almak için Cumhurbaşkanı’na bir yazı yazdı.
İşte burada devreye taktik savaşları girdi. Tatar bunu oyalar ve ara yol bulmaya çalışırsa ya da elçilik devreye sokulursa diye ikinci bir dilekçe daha verdi. Bu da hükümetin istifa dilekçesiydi.
Böylece satranç oyununda adına açmaz dedikleri hamleyi yapmış oldu. Tatar ya görevden almayı onaylayacak  ya da hükümetin istifasını kabul edecekti.
Tatar da görevden alma yazısını onaylayarak  Erdoğan iktidarının şimşeklerini üzerine çekmek istemedi. Hükümetin istifasını kabul etti ve işin içinden sıyrıldı.
Anlaşıldığına göre Tatar yine hükümeti kurma görevini Sucuoğlu’na verecek.  Sucuoğlu’nun açıklamasından bu anlaşılır. Demek ki bu da görüşüldü.
Yeni hükümet kurmak için yine Sucuoğlu görevlendirildiğinde ilk kapısını çalacağı parti CTP olacak. Bu koalisyonu tekrar zorlayacak sanırım. Bu şekilde hükümet karşısında cılız bir muhalefet kalacak ve istedikleri politikaları uygulayacaklardır. Biraz zor olsa da imkansız değildir.
Yeni hükümet çok kolay kurulacağını sanmıyorum. Bir tarafta UBP içindeki çekişmeler diğer yandan geniş tabanlı hükümet arayışı süreci yasal sınırlar içinde uzatacak.
Taktik savaşları devam edecek. Bakalım bu oyunu kim kazanacak? Bunu bekleyip görebiliriz. Gerçek olan ise şudur. Bu savaşı kim kazanırsa kazansın Kıbrıslı Türkler çözümsüzlük sürdükçe hep kaybeden olacaklar.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar