TEKNOLOJİ DEVLERİ VE AKEL CTP GÖRÜŞMESİ
Nidai Mesutoğlu

Nidai Mesutoğlu

Bana Göre

TEKNOLOJİ DEVLERİ VE AKEL CTP GÖRÜŞMESİ

04 Mart 2022 - 11:29

Ukrayna- Rus savaşı birçok analistler tarafından farklı değerlendiriliyor. Bunların birçoğu objektif değil. Ülkelerin politikaları doğrultusunda yapılan taraflı analizler gerçekleri saklamaktadır.

Savaşların sebepleri farklı olur. Saldıran kendini savunmak ve haklı çıkarmak için çeşitli bahaneler öne sürer. Bu bahanelerin doğru olmadığı, yıllar sonra ortaya çıkar. Ölenler geri gelmez. Acılar son bulmaz. Irak’ın işgali böyle olmuştu. Güvenlik endişesi de işgallere hep sebep gösterilmiştir.

Ne ilginçtir ki tarihsel gelişim içinde ordular hep daha güçlü, daha etkili yani daha çok insan öldüren silahlar üretme yarışına girdiler. Bu silahlarla savaşların kaderi değişti. Barutun icadı ve bunun ateşli silahlarda kullanılması böyle bir arayışın sonucudur.

Silah üreticileri milyonlarca doları yeni silah araştırmaları ve geliştirmelerine ayırır. Bu silahları da ülkeler alırken tek açıkladıkları sebep savunmadır. Dünyadaki tüm devletlerin “Savunma Bakanları” veya kurumları vardır.

Alınan silahlar da hep” savunma amaçlı” o zaman düşman kim? Uzaylılar mı? Değil elbette? Silahlanma yarışındaki gerçek niyetler gizlenirken böyle söylemek kulağa daha hoş gelir.. Daha masum görünür.

Silah pazarını büyütmek ve bundan kâ sağlamak silah üreticilerinin işidir. Bunun için savaş çıkarmak da. Ukrayna’da yaşanan savaşta kullanılan silahlar nükleer silahlar değil elbette. Ancak bunların da kullanılabileceği mesajı veriliyor. Bu silahların insanlık için ne kadar tehlikeleri olduğu bilinerek söyleniyor.

NATO ülkeleri bu güne kadar görülmemesi bir silahı kullanmaya başladılar. Teknolojiyi. Rus ekonomisini zora sokmak için Uluslararası bankacılığın teknolojik altyapısını kullanıyorlar.  Ruslar buna hazırlıklı olsa da uzun vadede zararları hissedilecek. 

Bilmemiz gerekir ki yeni teknolojiler ilk önce askeri amaçlar için kullanılır. Bunlar kontrol edilmeye başlanınca sivil hayatımıza girmesine izin verilir. İnternet kullanımı öyle başladı. İnternet altyapısı bugün ABD’nin kontrolündedir.

Haberleşme alanındaki tüm iletişim aygıtları denetlenebilecek bir altyapı ile kontrol altındadır. Bu kontrol mekanizmaları ABD tarafından bir silah gibi kullanılabilir. Biz bunun farkında olmasak da günü geldiğinde teknolojinin yarattığı tüm olanaklar bir tuşa basılarak elimizden alınabilir. Haberleşme, uluslararası bankacılık,  deniz ve hava ulaşım çökeltilebilir.

Bu teknoloji silahına karşı birçok devlet şu anda savunmasız durumdadır. Rus- Ukrayna savaşında ABD ve NATO’nun yaptırımları teknolojinin bir silah olarak kullanıldığını bize gösterdi.

Savaş emperyalizm için ekonomik buhranlardan bir çıkış yoludur. Onlar, varlıklarını kaybetmemek için milyonlarca insanın ölmesine güz yumacak kadar acımasızdırlar.  Bununla da kalmadılar bu defa.

Ülkelerinden binlerce kilometre uzakta olan Rus sanatçılar, sporcular, işçiler ve diğer görevliler işlerinden atıldılar. İnsan hakları ayaklar altına alınabiliyor. Bu keyfilik bize gösterdi ki barış zamanında emperyalizmin yaptıkları hep göz boyamadan başka bir şey değildir.

İnsanlık teknoloji devlerinin ülkeleri tarafından tehdit altınadır. Cep telefonlarımız, internetlerimiz bize dönmüş birer silahtır. Bunun bilinmesinde yarar var sanırım.

CTP-AKEL GÖRÜŞMESİ DOĞRU ANCAK YETERLİ DEĞİL

CTP genel merkezi en sonunda AKEL’in randevu istemine olumlu yanıt Verdi. Ben biliyorum ki seçimlerden önce AKEL’in bu isteği pek karşılık bulmamıştı.

İki federal çözün yanlısı partinin görüşmesi elbette ki değerlidir. Görüşme sonrası yapılan basın açıklamasından da bu konuda görüş birliği olduğunu görüyoruz.

Bu yeter mi? Hayır.

Görüşmelerin Crans-Montana'da kaldığı yerden devam etmesini istemek bir temenniden öteye gitmez. Özellikle şu günlerde BM tüm enerjisini Rusya- Ukrayna savaşının sonlandırılmasına ayırmışsa Kıbrıs sorunu gölgede kalır.

Savaş sonrası gözlerin Doğu Akdeniz’deki enerji kaynaklarına döneceğini düşünüyorum. Özellikle AB’nin Rus gazına bağımlı olması böyle bir arayışı zorunlu kılacaktır. Bu gazın güvenli şekilde çıkarılması ve AB’ye ulaşması Kıbrıs sorunun çözümünü yeniden gündeme getirebilir.

Akel ve CTP’nin süreci iyi okuması gerektiğine inanıyorum. Bununla da kalmamaları gerekir. Kıbrıslıları temsil eden iki parti olarak bunun zeminini şimdiden hazırlamalıdırlar. Bunun içinde iki toplumun federal çözüm isteyen tüm örgütlerini canlandırmalı ve  motive etmeleri gerekmektedir.

Çözümün BM ve diğer uluslararası örgütler tarafından biz Kıbrıslılara dayatılmasından önce kendi sorunlarımızın kendi aramızda tartışılması ve çözüm önerileri bulunmalıdır.

Akel ve CTP  bu bağlamda iki toplumlu ve geniş katılımlı  bir çalıştay düzenlemeli ve değişik kesimlerin çözüme katkıları sağlanmalıdır. Bu çalıştay sonucu elde edilen ortak metinle de BM’ye başvurulmalıdır.

Tabii ki bunlar liderlerin görüşlerini yansıtmayabilir. Ancak BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in   her zaman önemle vurguladığı STÖ’lerin sürece dahil olması düşüncesini hayat geçirmiş olacağız.  Türkiye’nin uzlaşmaz iki devletli çözüm tezine karşı güçlü bir cevap ancak bu şekilde verilebilir.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar