TOPLUMUMUZA BİR KEZ DAHA HAYAL KIRIKLIĞI YAŞATMAYINIZ
Nidai Mesutoğlu

Nidai Mesutoğlu

Bana Göre

TOPLUMUMUZA BİR KEZ DAHA HAYAL KIRIKLIĞI YAŞATMAYINIZ

28 Haziran 2021 - 09:54

Bilimsel yaklaşımlarda sebep sonuç ilişkisi her zaman gözetilmelidir. Toplumsam olaylarda da bu böyledir. Olayın bir sebebi olduğu gibi bir de sonucu vardır. Her sonuç yeni bir sebep de oluşturur.                  Bu böyle zincirleme devam eder gider.

Yakın geçmişimize baktığımızda bunun örneklerini görebiliriz. 2000’li yılların başında oluşan ekonomik kriz insanlarımızı isyan noktasına getirmişti. İnsanlarımız artık gelecekten umutlarını yitirmeye ve göç etmenin yollarını aramaya başlamışlardı.  Annan planı gündeme geldiğinde bir kurtuluş ümidi yeşermişti.

Kapıların açılmasıyla bu umut daha da arttı. Bir taraftan Annan planı tartışmaları devam ederken bir taraftan da çözümün getireceği avantajlarla bu mandıra düzeninden kurulacağımızın hayallerini kurmaya başlamıştık.

Bu hayallerimizi  kullanarak 2003 seçimlerinde  %35 oy oranı ile 1. Parti olan  CTP,  DP ile kurulan koalisyonun büyük ortağı oldu. Umutlar daha da arttı.

2005 yılında yapılan cumhurbaşkanlığı seçiminde CTP kökenli Mehmet Ali Talat birinci turda oyların %55’ini olarak cumhurbaşkanı ve aynı zamanda toplum lideri sıfatıyla görüşmeci oldu. Kıbrıs Cumhuriyeti  Cumhurbaşkanı Dimitris Hristofyas ile görüşmeleri beklentileri artırdı.

Ne de olsa AKEL ile CTP’nin  sol  kanattan  olmaları bu haklı beklentiye sebep oluyordu. Birçok görüşme yaptılar. Bazı küçük ilerlemeler kaydettiler. Kapıların sayısının artırılmasında olumlu rol oynadılar. Buna rağmen federal Kıbrıs’ın yaratılmasında  çözüm iradesini gösteremediler. Görev süreleri dolduğunda ise yerlerine sağdan adaylar seçildi.

İşte bu noktada  toplumun bütün umutları yavaş yavaş  yitirildi. Umutsuzluk yerini güvensizle bıraktı. Seçimlere katılım oranı düştü. Meydanlara toplanan 50,000’ ler artık toplanamıyordu. Yapılan mitinglere 10 000 kişi toplamak bile  sevindirici oluyordu.

İnsanlara büyük umutlar pompalayıp bir anda onların umutlarını kırarsanız toplum bir travma yaşar. Bu travmayı yaşatanlara güven azalır. Güvensizlik toplumsal düşünce yerine bireysel düşünceyi ön plana getiriri. Bundan tüm sol hareket zarar görür.

Yeni bir seçim dönemine girerken geçmişte söylenen  federal çözüm söylemleri artık çok değer bulmaz. Özellikle Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kendi çıkarlarına uymayan  siyasi düşüncelerin iktidara gelmesini hiç istemez.

Bunun içim de açık açık müdahale etmekten de çekinmez. Bu  anlamda seçimlere iktidar olma hevesiyle katılacak sol partiler bunu iyi hesaplamaları gerekir. Erdoğan ve AKP iktidarına yaranmak için federal çözüm politikalarını terk edeceklerse bunu açıkça seçmenlerine söylemeleri gerekmektedir.

Biliyoruz ki Türkiye şu anda iki devletli çözümü gündeme getirerek bunu dayatmaktadır. Bunun savunmayan siyasi partilerin iktidar olma şansı yapılan vatandaşlıklardan sonra hiç yoktur.

Günün sözü: Türkiye'nin faaliyetleri için şükran çekip el etek öpenler İngiliz döneminde yapılan imar faaliyetleri için ne düşünürler?

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar