Türkiye laik devlet özelliğini çoktan kaybetti
Nidai Mesutoğlu

Nidai Mesutoğlu

Bana Göre

Türkiye laik devlet özelliğini çoktan kaybetti

09 Nisan 2021 - 14:21

Ortaçağ Avrupa’sında ruhban sınıfının kutsadığı kral ve onun yanındaki soylular en ayrıcalıklı insanlardı..  Dini geleneklere bağlı olan kral devlet yönetiminde din adamlarının etkisi altındaydı. Devlet işleri ile din işleri birbirinden ayrılmazdı.

Hatta denilebilir ki devlet yönetimini dini ilkelerle yönetirlerdi. Mahkemeler tamamen ruhban sınıfın kontrolü altındaydı. Bilim de din adamlarının kontrolündeydi. Bilimsel gerçekleri ortaya çıkarn bilim insanlarını    engizisyon mahkemelerinde yargılanıp yakılıyorlardı.

laiklik, aydınlanma çağının başladığı 18. Yüzyılda  gelişti. Akıl yoluyla ruhban sınıfının insanlara dayattığı dini düşünceler sorgulanmaya başlandı. Reform ve Rönesans hareketleri aydınlanma çağının en önemli olaylarıdır. Laiklik kavramı da aydınlanma çağının bir  ürünüdür.

Dinin etkisinden kurtulup bilim ışığının önemli olduğu gerçeği ile oluşturulan bu kavram  ülkelerin yolunu aydınlatmış ve gelişmenin  önünü açmıştı. Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyetinde de  laiklikle ilgili ilk fikirler 10 Nisan 1928 tarihinde yapılan değişikliklerle  başlamıştır.

Bunun ilk işareti de  milletvekillerinin yemininden dini yeminin çıkarılması  olarak görülür. Laik devlet özeliğinin Anayasa’ya girmesi ise  5 Şubat 1937’de yapılan değişiklikle olmuştur. Bugünkü TC Anayasasının değiştirilemeyecek maddelerinden biri olan 2. Maddede laiklik vurgusu açıkça vurgulanmaktadır.

Bütün gelişmiş çağdaş ülkelerin titizlikle uyguladıkları laiklik nedir? Ne anlatır? Dini kurumların devlet kurumlarından ayrılması,  insanların kimsenin etkisi altında kalmadan inancının gerekleri gibi  yaşaması ve ibadetini yapması, inançları nedeniyle insanlar arasında eşitsizliğin oluşmasını önlemek olarak açıklanabilir.

Buradan da anlaşılacağına göre  inançlar sadece insanlar içindir. Devletin  dini inancı olamaz ve devlet gücüyle insanlara herhangi bir inanç uygulatılamaz.  Bu nedenle laiklik, tüm insanlara dinini inançlarına göre  özgürce  ibadet edebilmesinin ve  gereğini yapabilmesinin teminatıdır.

Tabi bu arada inanç sahibi olmayanlar yani hiçbir dine inanmayanları da laiklik korur. Laik ve demokratik bir ülkede hiç kimse dini inançlarından dolayı ayrıcalıklı olarak görülmez. Tüm yurttaşlar inançlarına bakılmaksızın yasalar önünde eşittirler. Laiklik devletin bir görevi de budur.

Laiklik ifade özgürlüğünü ve temel insan haklarını güvence altına alır. Başkalarının haklarını gözeterek her konuda görüşlerini açıkça paylaşan, yayan kişileri korur. Dini emirleri insanların hayatında bir dayatma olarak kabul etmez. Eşitlikçi, özgürlükçü ve tarafsız olmayı  kendine ilke edinir.

Dini yapılanmalara devlet desteği sağlamamalı,  Din adamları  devlet görevlisi gibi kabul edilir ve maaş almaya başlarlarsa zaman zaman din devleti zaman zaman da devlet dini kullanarak kendilerine avantaj sağlayabilir.

Bunun dışında  devlet içinde farklı inançların da olabileceği gerçeği karşısında devletin tarafsız davranması pek zordur. Devleti elinde bulunduran dini görüş kendine yakın dini yapılanmaya ayrıcalık yapabilir. Bu da eşitsizlik yaratır. Laiklik böyle bir eşitsizliği her zaman reddeder.

Günümüzde Türkiye Cumhuriyeti Devleti, anayasasında yazılmasına rağmen yukarıdaki kriterleri gerçekleştirmiyor. Devlet çeşitli  sebepler öne sürerek insanların yaşam şekline müdahale ediyor. Farklı inançtan olanlara eşit davranmıyor.

Devleti yönetenler, tüm vatandaşlardan topladığı vergileri  kendilerine yakın gördükleri kurum ve cemaatlere  maaş ve yardım olarak vermekten çekinmiyorlar.. Laikliğin önemle vurguladığı eşitlik ve adalet ilkesini yok sayıyor.  Özgürlükleri ortadan kaldırıyorlar.

Laiklikten uzaklaştıkları için dinin emrine giriyor ve böylece bilimi de önemsemiyorlar. Dini emirlerle ve din kitaplarına göre bir İslami  devlete doğru eviriliyorlar. Bütün bunlar açık açık ortada dururken muhalefet hâlâ anayasada yazıyor diye  devletin laik olduğuna inanıyorlar.

Anayasada yazıyor diye devletin demokratik ve sosyal bir devlet olduğuna inanıyorlar. Gerçekleri insanlardan gizleyerek bir yerlere geleceklerini sanıyorlar. Bu gerçekleri görüp de “kral çıplak” diye bağıranları bile susturmanın yollarını arıyorlar.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar