TÜRKİYE'DE YENİ ANAYASA İSTEĞİ TAM BİR TAKİYEDİR
Nidai Mesutoğlu

Nidai Mesutoğlu

Bana Göre

TÜRKİYE'DE YENİ ANAYASA İSTEĞİ TAM BİR TAKİYEDİR

08 Nisan 2021 - 13:31

Takiye  sözcüğü Arapça bir sözcüktür. İslamiyet'teki karşılığı ise baskı karşısında İslam inancını gizleme anlamına gelir. Bu anlama göre İslamcılar gerçek duygu ve düşüncelerini yine inandıkları dine göre gizleyebilirler ve bu konuda yalan da söyleyebilirler. Bu davranış  İslam inancına göre suç sayılmaz.

Laik Türkiye cumhuriyeti anayasası şeriata dayalı devleti yasaklar.  İslam devleti sevdalısı bazı siyasi partiler siyasi İslamın iktidara getirilmesi ve şeriat düzenini kurulması konusunda devamlı takiye yapmışlardır.

Laikliğe ve anayasaya aykırı  faaliyetlerinden dolayı kapatılmışlar. Bu kapatma  tehditleri ortadan kaldırmaya yetmemiş. Osmanlı kalıntıları düşünce olarak devam etmekte olup değişik isimlerle siyasi parti kurma çalışmaları devam etmiştir.

Türkiye’de Milli Görüş geleneğinden gelerek AKP’yi kuran kadrolar takiye konusunda en başarılı siyasi parti olduklarını iktidara gelerek göstermişlerdir. Kuruldukları günlerde adalet, Avrupa Birliği hedefi ile çok başarılı bir takiye yapmışlardır.

Siyasi İslamın demokrasi adına  ilk vediği mücadele  türban serbestliğidir. Bu konuda  başlattıkları hukuksal mücadele  o yıllarda anayasa mahkemesinden dönünce  Erdoğan’ın kendi tabanına verdiği mesajı hiç unutmam.

Erdoğan bir konuşmasında  şartların oluşmasını beklemek gerektiğini açık açık söylüyordu. Şartlar olgunlaşmış olacak ki “demokrasi“ adına  kamusal alanda da türban serbest bırakıldı. Bunu laik düşüncedeki siyasi partiler bile  demokratik bir hak olarak görüp alkışladılar.

Oysa İran gibi İslami devletlerde kadınların başlarını  açmak demokratik bir hak olarak görülmez. Yaklaşık 18 yıllık AKP iktidarı “milletin egemenliği karşısında kimse duramaz” diyerek kendi çoğunluk iktidarlarını parti devletine  dönüştürdü.

Kendileri gibi düşünmeyenleri ötekileştirmişler. Hatta terörist ilan etmekten çekinmemişlerdir.  AKP düşüncesinin temelinde Osmanlı tipi bir devlet anlayışı yatmakta olduğu  zaman geçtikçe gün gibi otaya çıkmıştır.

2023 hedefi Türkiye Cumhuriyetinin 100. Kuruluş yıldönümüdür. Erdoğan ve AKP’nin gizli ajandası bu tarihte özlemini duydukları, laikliğin olmadığı dine dayalı bir İslam cumhuriyetine dönmektir.

Yeni anayasayı  gündeme getirdikleri andan itibaren en büyük engel olarak gördükleri  laiklik ilkesinin kaldırılması tartışılmaya başlanmıştır. Bazı çatlak sesler yeni anayasada laiklik ilkesinin olmaması gerektiğini söylemekten çekinmemektedir.

Laiklik ilkesi tüm çağdaş ülkelerde din devletine geçilmesi önünde  en büyük engeldir. Adeta  çağdaş cumhuriyetlerin olmazsa olmazıdır, sigortasıdır.

Erdoğan ve AKP’nin bu hedefe ulaşmasında  çok büyük toplumsal direnişle karşılaşacağını şimdiden hesaplamaktadır. Bu düşünce ile yeraltı dünyası ile  işbirliği yapmaktan kaçınmamaktadır. Mahalle bekçisi adı altında silahlandırılmış bir güç kurmuştur.

Tüm bunlara tuz biber eken bir kararname ile de  gerektiğinde  İçişlerine bağlı silahlı güçlerin Türk silahlı kuvvetlerinin silahlarını kullanmasıdır. Bu silahların kime karşı kullanılacağı soru işareti.

Türkiye’deki muhalefet demokrasi içinde kalarak olayları şu anda izlemektedir. Böyle bir durum karşısında ne yapacakları merak konusu. Yarın geç olmadan şimdiden düşünmeye başlamaları en doğru yaklaşım olur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar