Türkiye'deki Erdoğan İktidarı Osmanlı'nın Son...
Nidai Mesutoğlu

Nidai Mesutoğlu

Bana Göre

Türkiye'deki Erdoğan İktidarı Osmanlı'nın Son Yıllarını Hatırlatıyor

11 Ekim 2021 - 10:14 - Güncelleme: 11 Ekim 2021 - 10:18

1968 kuşağı antiemperyalist gençler ABD emperyalizmin sembolü olarak gördükleri 6. Filoya karşı eylem başlattılar.

ABD güdümündeki sağ ve dinci kesim ise 16 Şubat 1969 günü 6. Filoyu kıble yapıp namaza durmuşlardı. Bu kesim içerisinde şimdi AKP’nin kuruluş kadrolarında bulunan, İsmail Kahraman o zamanın Milli Türk Talebe Birliği başkanı olarak bu eylemde önemli rol oynadı. 

Diğer kurucuların da geçmişleri incelendiğinde hemen hemen hepsinin bu birlik içinden geldikleri, daha sonra da Milli Görüş’ün temsilciliğini yapan Erbakan’ın partilerinde görev yaptıkları bilinir.

Erdoğan, Erbakan’a muhalefet eden bir grup ile  birlikte AKP’yi kurdu. Kısa zamanda örgütlenip seçimlere katılarak 2002’de seçimlerde tek başına iktidar olacak çoğunluğu sağladı.

Bu kadar kısa sürede bu başarıyı göstermesinin arkasında ABD’nin olduğu daha sonraları anlaşılmıştı. Erdoğan’ın övünerek söylediği “Büyük Ortadoğu Projesinin Eş Başkanıyım” sözü ABD’nin “ılımlı İslam” adıyla gerçekleştirdiği ve hedef olarak da Ortaçağlıdaki Arap ülkelerini seçtiği bir projeydi.

AKP ilk zamanlar ABD ile olan ilişkilerini bir diyet ödeme  olarak gördü ve  ABD’nin orta doğudaki çıkarlarını açık açık savunmaktan geri durmadı. Özellikle Libya Lideri Kaddafi’nin devrilmesinde açık açık rol oynadı.

ABD ile birlikte Müslüman Kardeşlere verdiği destek Mursi’nin iktidardan düşmesiyle  yalnız kaldı. Artık ABD Mursi’yi deviren Sisi’yi destekliyordu. Ayrışmalar başlasa da pek su yüzüne çıkarılmıyordu.

IŞİD konusunda Suriye’ye müdahale edilmesi ise bu ayrışmayı su yüzüne  çıkmaya başladı. ABD’ Türkiye’nin terörist dediği YPG’ye açık destek verirken  AKP yönetimi de gizli gizli IŞİD militanlarına destek veriyordu. İşin içinde Rusya da olunca işler çok karışık bir durum aldı.

Türkiy’de iktidara ilk geldiği günlerde komşuları ile sıfır sorun sözü vermişti. Gelinen süreçte bugün Türkiye’nin sorunsuz komşusu sıfır oldu.  Buna ABD, AB ve Rusya da eklendi.

Kendini “ben ekonomistim” diye tanıtan Erdoğan dünya ekonomi biliminin literatürüne giremeyen bir “Faiz sebep enflasyon sonuç” teorisi ile Türkiye ekonomisini sıfıra yaklaştırdı. Birçok düşünce insanı Türkiye’nin bu durumunu Osmanlı’nın son yıllarına benzetmektedir.

Kıbrıs Adasını Birleşik Krallığa kiralayarak İngilizlerin sempatisini ve desteğini kazanmak isteyen 2. Abdülhamit’i hatırlayınız. Bugün Erdoğan da ABD ile bozulan ilişkilerini düzeltmek için onlardan 40 adet F 16 uçak almak istediğini söyledi.

Bu teklif bile  ABD için pek bir şey ifade etmedi. Başkan Biden Erdoğan’ı telefonla bile aramadı, randevu vermedi.

Erdoğan bundan sonra Moskova’nın yolunu tuttu. Putin’e de S400 füze alamı ve daha çok nükleer Santral yapımı konusunda tekliflerde bulundu. Burada da konuşmaları değer bulmadı.

Kısacası Erdoğan ve AKP son kozlarını oynamayı başladı. Dış politikadaki bu başarısızlığı içte ekonomik sıkıntıları da artırdı. Erdoğan yakın zamanda tek bildiği işi yapacak. İçte serleşecek ve kaos ortamı yaratacak.  Seçimlere yaklaşıldığı sürede bu kaos artırılacak. Seçimleri kaybetse de iktidarı vermek istemeyecek.

Biz Kıbrıslılar da Erdoğan’ın bu sertlik politikasından payımıza düşen tüm olumsuzluklara hazırlıklı olmalıyız.  İktidarı kaybetme korkusu ile yapacaklarını hayal bile etmeye kalkışmayınız.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar