UBP İÇİNDE ATATÜRKÇÜ KALDI MI?
Nidai Mesutoğlu

Nidai Mesutoğlu

Bana Göre

UBP İÇİNDE ATATÜRKÇÜ KALDI MI?

24 Mayıs 2021 - 09:37

UBP’nin kurucusu Rauf Raif Denktaş kendi inançlarının temelin milliyetçilik ve Atatürkçülük vardır. Bunu herkes bilir . Beğensek de beğenmesek de onun bu düşüncesinden kimse saptıramadı.                       Kendine özgü bir duruşu vardı.  Doğruları ile yanlışları ile toplumda iz bırakan bir liderdi.

Türkiye’deki iktidar üzerinde de kamuoyunda da büyük etkisi vardı. İnandığı yolda yürüdü inandığı yoldan ayrılmadı. 2002 Yılında iktidara gelen AKP yönetiminin nereye evrileceğini görmüşçesine onlarla hiç yıldızı barışmadı.

Oysa isteseydi onlarla uzlaşır ölünceye kadar Türkiye’nin desteğiyle Cumhurbaşkanlığı koltuğunda oturdu. O yıllarda kuzu postuna bürünmüş kurt olan  AKP  verdiği mesajlarla buradaki bazı solcuları bile inandırmıştı.

Demokrasi ve adalet diyerek iktidar olan Erdoğan Başkanlığındaki AKP’nin bir süre sonra gerçek yüzü ortaya çıktı. Osmanlıcılık hayallerini yerine getirmek için sinsi sinsi devletin her organına  FETÖ ile birlikte yerleşti.

Atatürk adına bile tahammül edemeyen iktidar önce  futbol sahalarını yenileme adı altında yeni statlar yaptı. Her birinin adını değiştirdi. Atatürk Havaalanını kullanılmaz hale getirdi. Yeni yaptığı havaalanına şimdilik İstanbul havaalanı dedi. İleride şartlar uygun olduğunda buraya Erdoğan  adının verileceğinden eminim.

Mahalle baskısı oluşturdu. İslami yaşam şeklini yavaş yavaş yaymaya başladı. Tıpkı İran devriminden önceki durum yaşanmaktadır.  Atatürk zamanında yapılan bütün yatırımlar özelleştirilerek özel şirketler peşkeş çekildi.

Her mahalleye camiler yaptırılarak  Diyanet İşleri başkanlığı aracılığı ile insanların inançları  üzerinden biat kültürü oluşturuldu. FETÖ ile arası açıldı ama bunu fırsata çevirerek dine dayalı bir teokratik devlet kurma yolunda hızla ilerlemeye başladı.

İnsan hakları hiçe sayıldı. Özgürlükler, demokratik haklar, sendikal haklar kısıtlandı. Muhalefet edenler  hapishanelere dolduruldu. Yargı kontrol altına alındı. Tam bir Atatürk Cumhuriyeti ile hesaplaşma görüntüsü verildi.

Bilimsellikten uzak dini inançlara dayalı eğitime önem verilerek  hem eğitim sistemi hem de eğitim programları değiştirildi.  AKP iktidarının yaptıklarından cesaretlenenler zaman zaman açıkça  Atatürk Cumhuriyeti’nin değerlerine, büstlerine, heykellerine açıkça saldırılarda bulunuldu. Bu kişiler “meczup” denilerek salıverildi.

KKTC’de şu anda cumhurbaşkanlığı koltuğunda  AKP’nin desteğiyle oturan Ersin Tatar da , başbakanlık koltuğunda oturan Ersan Saner de UBP’lidirler. Geçmişte milliyetçi ve Atatürkçü söylemleri artık yok.  Bu kişiler Erdoğan ve AKP’ye biat etmekten geri kalmıyorlar.

Tarikatların ülkemize yerleşmelerinden tutun da İmam Hatip liselerinin açılmalarına kadar her türlü istekler anında yerine getirilmektedir. Türkiye’deki Diyanetin görevini  burada Din İşleri Başkanlığı üstlenmiştir. Eğitim,  Türkiye’deki eğitime paralel yapılmıştır.

Camilere giden insanların beyinleri dini bilgiler adı altında yıkanmaktadır. Akılcılık yerine körü körüne inanç dayatılmaktadır. Siyasetçilerimizin cami açılışları ve tarikat ziyaretleri hafızalarımızdan silinmemişken şimdi de “inanç turizmi” diyerek adamıza birçok tarikatın gelip yerleşmesinin önü açılmıştır.

Bütün bu yapılanlar sadece ve sadece koltukta kalma uğruna UBP’li Cumhurbaşkanının ve başbakanının onayı  ile olmaktadır. Toplumun değerlerini bir anda yok sayarak böyle adımlar atmasını inanıyorum ki UBP’li vatandaşlarımız bile acıyla izlemektedir.

UBP içinde menfaat çetelerini bir tarafa bırakırsak laik bir düzenin ne kafadar tehlikeye girdiğini görenler de elbette vardır.  Ne  “Denktaş okulundan mezun oldum” diyen Ersin Tatar’ın ne de bir gecede başbakan olan Ersan Saner’in Atatürkçülüğü savunacak halleri vardır.

Atatürkçülüğü savunabilen UBP’liler  bu görev size düşer.  Aksi halde Denktaş gece rüyalarınıza girecek ve kan ter içinde kabus görmüş gibi uyanacaksınız.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar