UBP'DE KOLTUK ENTRİKALARI
Nidai Mesutoğlu

Nidai Mesutoğlu

Bana Göre

UBP'DE KOLTUK ENTRİKALARI

23 Şubat 2021 - 11:19

Türkiye’de AKP iktidarı döneminde tarihi filmlere devlet desteğiyle büyük yatırımlar yapıldı. Senaryo’daki olaylar tarihçilerin onayından geçse de  konuşmalar senaryo yazarlarının hayal gücüyle yazılmıştır.

Ne acıdır ki  tarihten  yeteri kadar bilgi edinemeyen insanlar bu filimler sayesinde  senaristin kaleminden ve yönetmenin görüntüleriyle öğrendi. Muhteşem Yüzyıl dizisinde Kanuni’nin en yakındakileri öldürtmesi hatta oğlunu boğdurtması büyük bir şaşkınlıkla izlendi.

Muhteşem Süleyman’ın bu kararına  halktan gelen tepkiler için gülelim mi ağlayalım mı demekten kendimizi alamadık. Bu tür iktidar kavgaları tarihin her döneminde  krallıklarda, padişahlıklarda yaşanmıştır. Ne de olsa iktidar bir güçtür ve  bu gücü elinde tutanlar da  insanları istediği gibi yönetmektedir.

Cumhuriyet ile yönetilen ülkelerde hem siyasi partiler  arasında  hem de siyasi partiler içinde çeşitli entrikalarla bu gücü ele geçirme ve yönetme isteği hâlâ geçerlidir. Çeşitli entrikalar, şantajlar, kirli çamaşırları ortaya çıkarma bu kavgalarda sık sık kullanılan yöntemlerdir.

Kıbrıs’ın kuzeyinde en uzun süre yönetimi elinde tutan UBP de her zaman  hem parti içinde hem de iktidarda bu tip kavgalar yaşanmıştır. Bir taraftan sermayeye yaranma bir taraftan da seçimlerde  daha çok alarak iktidarda kalmak için partizanlık, adam kayırma gibi aklınıza gelebilen tüm siyasi ahlaka aykırı olan eylemler yapılmıştı. Bunlar için de  mutlaka uygun kılıflar uydurulmuştur.

UBP- HP iktidarı döneminde  Ersin Tatar’ın kurduğu ilk hükümet listesinde adı olan ve bakanlığı kesin olduğu düşünülen bazı vekiller veto edilmiş ve hayal kırıklığı yaşanmıştı. Kimler tarafından veto edildiğini de herkes bilmektedir.

Ersin Tatar’ın Cumhurbaşkanı seçtirilmesinden sonra boşalan UBP başkanlığı gündeme gelmiştir.   UBP  genel kurulunda yapılan başkanlık yarışında iki aday ikinci tura kalmışlardı. İkinci tur yaptırılmadan adaylar  adaylıktan çektirildi. Bu güç UBP üstü bir güçtü ve oklar AKP iktidarını göstermektedir. 

Bu şartlarda UBP başkanlığına aday olmayı aklından geçirmeyen  Ersan Saner atama ve zorlama ile UBP başkanı yaptırıldı. Parti içi muhalefet  homurdanmaya başlasa da saman alevi gibi söndü. Bunun sebebini de tahmin etmek güç değil.

UBP + DP + YDP  azınlık hükümetin kurulduktan sonra daha önce bakanlık beklentisi içinde olan UBP milletvekili Resmiye Canaltay’ın gönlünü almak ve Dr Derviş Eroğlu Ailesinin de desteğini kazanmak amacıyla Meclis başkanlığına aday gösterildi.

UBP milletvekillerinin oyları yetmediği için Canaltay bu göreve getirilmedi. Bu da UBP içinde yaşanan koltuk kavgasının su yüzüne çıkmasıdır. Çeşitli vaatlerle bu da aşıldı.

Pandemi döneminde sağlık bakanlığı yapan Ali Pilli   elinden geleni yapmaya çalıştı. Bulaşıcı Hastalıklar Üst Kurulu ile uyum içinde çalışmak istese ve alınan kararları uygulatmak için Bakanlar kuruluna götürse de  “ekonomik” gerekçelerle tam uygulanmadı ve alınan kararları “ revize” etmesi istendi. Bu bile etik olmayan bir istekti. Bilimsel verilerle alınan kararlar siyasilerin isteği ile değiştirilmemeliydi.  Sağlık Bakanı Ali Pilli’ye bunu bile yaptırırdılar. Buradaki baskı tahmin edileceği gibi ekonomik örgütlerden gelmişti.

Ekonomik örgütlerin baskıları artarak devam ediyor. Önümüzdeki günlerde hükümeti şikayet etmek için Ankara’ya gitmeye hazırlanırken  Başbakan Saner daha bir hafta önce öve öve yerlere göklere sığdıramadığı Sağlık Bakanı Ali Pilli’yi görevden aldı. Bu birinci skandal. Sağlık bakanlığı görevine getirdiği Ünal Üsatel ise daha önce Jet skandalıyla bakanlıktan alınan  bakandı. Bu da ikinci skandal.

UBP’nin inandırıcılığı hiç kalmamıştır. Buna rağmen hâlâ iktidarda kalmasının tek bir nedeni vardır. Bu da Ankara’nın  bu iktidar kanalıyla KKTC’yi idare etme isteğidir. Ankara için bugüne kadar “uyum içinde “ çalışan en iyi hükümettir.

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar