Aktif Dinleme
Sevdenur Yıldırım

Sevdenur Yıldırım

Aktif Dinleme

02 Şubat 2021 - 07:36

Herkese merhabalar,

Yine bu hafta geçen hafta ki konumuzun devamı şeklinde ilerlemek istiyorum. Bu konuyu tam olarak anlayabilmek için  19 Ocak’tan bu yana yazdığım yazıları okuyabilirsiniz.

Aktif dinleme, konuşan bireyin söylediği sözleri açarak tekrar etmek şeklinde uygulanan bir yöntemdir. Şimdi sizlere Dr. Haluk Yavuzer ve ark. “Çocuk ve Ergen Eğitiminde Anne Baba Tutumları” kitabından aktif dinlemenin olduğu ve olmadığı 2 diyalog örneği sunmak istiyorum.

1.      Örnek ( Aktif dinlemenin olmadığı)

Çocuk: Ahmet bugün benimle hiç oynamadı.
Anne: Arkadaşlarınla iyi geçinmen gerektiğini öğrenmelisin.
Çocuk: Onunla oynamak istemiyorum! O aptalla iyi geçinmek de
istemiyorum.
Anne: O zaman seninle oynayacak başka birini bul.
Çocuk: Beraber oynayabileceğim başka kimse yok.
Anne: Yorgunsun, yarın kendini daha iyi hissedersin ve bu olayı unutursun.
Çocuk: Yorgun değilim, yarın kendimi daha iyi hissetmeyeceğim, ondan nefret
ediyorum!
Anne: Bir daha arkadaşların hakkında böyle konuşursan pişman olursun.

2.      Örnek (Aktif dilemenin olduğu örnek)

Çocuk: Ahmet bugün benimle hiç oynamadı.
Anne: Ahmet’e kırılmış görünüyorsun.
Çocuk: Onunla hiçbir zaman oynamayacağım.
Anne: O kadar kızgınsın ki, onu bir daha görmek istemiyorsun.
Çocuk: Evet, ama onunla arkadaşlık etmezsem oyun oynayacak başka arkadaş
bulamam.
Anne: Yalnız kalırsın.
Çocuk: Onunla geçinmek zorundayım, ama kızmamak elimde değil. Daha
önce her dediğimi yaptığı için ona kızmıyordum, oysa şimdi ona emir
veremiyorum.
Anne: Onu etkilemek artık pek kolay olmasa gerek.
Çocuk: Evet, artık o bir bebek değil.
Anne: Sen onu bu hâliyle daha çok seviyor olmalısın.
Çocuk: Evet, ama ona emir vermeye çok alıştığım için bu hâlini yadırgıyorum.
Belki ara sıra onun dediklerini uygularsam daha az kavga ederiz, ne dersin?

            Aktif dinleme yöntemi çocuğun yaşadığı olumsuz duygulardan rahatsız olmasını engeller iken ebeveyn ile sıcak ilişki kurmasını sağlar. Sorunların çözülmesini kolaylaştırır. Çocuğun anne babasının düşüncelerine değer vermesini sağlar. Fakat bu tür diyaloglar 2 yaşından itibaren yani çocuğun iletişime hazır olduğu zamandan itibaren yapıldığında anlamlı olacaktır. Çocukluk yıllarında kurulmayan iletişimin gençlik yıllarında kurulması çok zor olacaktır.

            Tüm bunlardan şu sonuca varabilir. Çocuğun davranışlarının kökeninde anne babanın izleri vardır. Çocuğun davranışları olumlu ise anne babanın olumlu izleri olduğu söylenebilirken olumsuz davranışlarda olumsuz izlerinin olduğu söylenebilir. Çocuk dünyaya geldikten sonra hayatının ilk yıllarında dünyayı anne babasının gözlüğü ile görmeye başlar. Dolayısıyla anne babanın dünya görüşü, değerleri, inançları çocuğa olduğu gibi yansımaktadır. Çocuklarına sağlıklı bir model olmayan ebeveynlerin çocuğun karakterinin olumsuz şekillenmesine zemin hazırlamaktadırlar. Dolayısıyla çocuğa istenilen davranışları kazandırabilmek sağlıklı bir iletişimle mümkün olmaktadır. Sağlıklı iletişimin çok önemli olduğunu birkez daha vurgulayabiliriz. Bu konuyu burada bitirerek haftaya yepyeni bir konu ile görüşmek üzere…

Okuduğunuz için teşekkür ederim.

Hoşçakalın, sağlıcakla kalın…

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar