Bağlanma Kuramı
Sevdenur Yıldırım

Sevdenur Yıldırım

Bağlanma Kuramı

29 Haziran 2021 - 09:53

Herkese merhabalar,

Bağlanma kuramı ilk olarak Bowlby tarafından ortaya atılmış bir kuramdır. Bowlby’e göre insan yavrusu doğduğu andan itibaren onu destekleyici ötekilerle (bağlanma figürleri) çocuğun yakınlığını sağlayacak davranış repertuvarı ile doğar. Bu figürler çocuğu fiziksel ve psikolojik tehditlere karşı korur, çevresini güvenli bir şekilde tanımasına olanak sağlar ve çocuğa ilerleyen yaşlarında içselleştireceği duygu regulasyonunu sağlar. Çocukların doğuştan sahip oldukları bu davranış repertuvarı yetişkinlik döneminde de etkin bir haldedir. İhtiyaç durumunda bireyin yakınlık kurma ve arama davranışlarını belirler. Bu kurama göre bir bireyin bağlanma figürü olabilmesi için 3 önemli fonksiyonu olmalıdır. Bağlanma figürü olacak kişi ihtiyaç anında yakınlık kurmak istenen kişidir. İstenmeyen ayrılıklar, sıkıntı, karşı çıkma ve yeniden bir araya gelme arzusuna yol açmaktadır. Bağlanılan kişi güvenli bir sığınak olarak algılanmaktadır; ihtiyaç olduğunda rahatlatan, destekleyen ve koruyan kişidir. Kişinin kendisini ve çevresini tanıyabilmesi için, risk alabilmesi için güvenli bir dayanaktır. Çocukluk döneminde iken bu kişiye yakınlık kurmak için ağlama ve vücut dili etkin olarak kullanılırken, yetişkinlikte ise sözlü ve yazılı bir şekilde bu kişi ile yakınlık kurulabilir ( Maraş, 2015 ) .

Temel olarak Güvenli ve Güvensiz bağlanma olmak üzere 2 bağlanma stilinden söz edilmektedir.

Güvenli Bağlanma: Çocuğun duygu ve ihtiyaçlarına önem veren, çocuğun ihtiyacı olduğunda yerinde ve zamanında cevap veren ebeveyne karşı geliştirilen bağlanma stilidir. Bakım veren ve çocuk arasında duygusal sıcaklığın hissedilebildiği, çocuğun ihtiyacı olan şefkatin gösterildiği bağlanma stilidir.

Güvensiz Bağlanma: Bu bağlanma türü ise güvenli bağlanma stilinin tam tersi çocuğun ihtiyaçlarına zamanında ve yerinde cevap verilmemesi sonucunda geliştirilen bağlanma stilidir. Bu bağlanma stilinde bakım veren ve çocuk arasında duygusal sıcaklık yoktur ve çocuğun ihtiyaçları yeterince karşılanmamaktadır.

Ergenler ve yetişkinler üzerinde yapılan çalışmalar güvenli bağlanan kişilerin daha az olumsuz duygu ve davranışlar sergilediklerini, diğer kişiler ile daha güçlü ilişkiler kurduklarını ve diğer bireylerin sorunlarına daha fazla duyarlı oldukları bulunmuştur. Tam tersi olan güvensiz bağlanan kişiler de ise daha az pozitif duygu deneyimledikleri; anksiyete ve depresyon gibi duyguları dengelemekte başarısız oldukları söylenebilir. Bağlanma stilleri ile duyguları aktarabilme ve dengeleyebilme arasında yakın ilişki olduğu görülmektedir. Geç ergenlik dönemindeki bireyler üzerinde yapılan bir araştırma da güvenli bağlanma geliştirmiş olanların, daha empatik ve daha sosyal davrandıkları, daha fazla olumlu duygu aktarabildikleri görülmektedir ( Batıgün ve Büyükşahin, 2008 ).

Okuduğunuz için teşekkür ederim.

Hoşçakalın,sağlıcakla kalın...

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar