Bazı Şeyler Tadında Bırakılmalı
Sevdenur Yıldırım

Sevdenur Yıldırım

Bazı Şeyler Tadında Bırakılmalı

16 Şubat 2021 - 07:36

Herkese merhabalar,

 

Yaşadığımız şu hayatta bazı şeylerin hiç bitmemesini isteriz. Mutlu olduğumuz anlar, sevdiklerimiz ile birlikte olduğumuz anlar, çok beğendiğimiz bir kitabı okuduğumuz an, romantik partner ile birlikte olunan an, bir bireyin arkadaşları ile birlikte olduğu an gibi günlük hayatımızda var olan durumlar... Eminim daha aklıma gelmeyen birçok durum vardır. Bu durumların bitmesini istemeyiz. Çünkü bitince kendimizi bir boşluğa düşecekmiş gibi hissederiz Alıştığımız durumun dışına çıkacağız ve bize çok yabancı olan bir durumun içerisine girmiş olacağız. Oysaki her anın ya da yaşantının gerektiği noktada bitmesi gerekir. Bitmeli ki bireye faydası olsun.

 

Olmayan şeyleri zorla oldurmaya çalışmanın bir anlamı yoktur. Hatta bitsin ki daha fazla kötüleşmesin. Örneğin burada okuduğum bir kitaptan bahsetmek istiyorum. “Sol Ayağım” kitabını eminim çoğu kişi duymuştur. Birincisini o kadar zevkle ve heyecanla okumuştum ki tadını almıştım. İlkinden bu kadar etkilendiysem ikincisinden de etkilenirim diye düşünüp Sol Ayağım 2 adlı kitabı aldım ve okudum. Ancak söylemeliyim ki umduğum tadı bulamadım. Düşündüğüm zevki ve heyecanı alamadım. Resmen kitap anlamını yitirmiş gibi hissettim. İşte bu nokta da düşündüm ki bazı şeyler tadında bırakılmalı; bırakılmalı ki o ilk verdiği heyecan, mutluluk kaçmasın. Adı geçtiği zaman bile mutluluk versin. Arkasından “ama” dedirtmesin.

 

 Bazı ilişkiler, bazı arkadaşlıklar da böyledir. Size zevk vermiyorsa, sizi siz olmaktan çıkarıyorsa uzatmamak gerekir. Sizi kendinizden uzaklaştırıyorsa noktayı koymalısınız. Çünkü bir insanın gerçekten mutlu olması, gerçekten kendini iyi hissetmesi önce kendini keşfetmesinden başlar. İnsan önce kendisi ile mutlu olmayı öğrenmeli. Kendisi ile baş başayken kendisinin farkına varmalı. Ben gerçekten ne istiyorum? Hayatımın nasıl devam etmesini istiyorum? gibi derin düşüncelere girip kendi kendini tanıması gerekir. İşte tam da bu nokta da kendisini tanıyan ve ne istediğinden emin olan birey hayatını yönlendirmeyi becerecektir ama ne yazık ki o kadar çok kendimizin farkında değiliz, o kadar çok korkarız ki yalnız kalmaktan sanki alıştığımız şeyler bitince hayatta bitecekmiş gibi hissediyoruz. Kendimizin farkında olmadığımız içinde çevremizdeki hiçbir şeyin tadını alamıyoruz. Her şeye bir eleştirel gözle bakıyoruz. Ve ben bu nedenle diyorum ki:

Kendinizi Sevin

Kendinizi Fark edin

Eleştirmek Yerine Anlamaya Çalışın

Gerektiği Yerde Noktayı Koymayı Bilin

Gerektiği Yerde ‘HAYIR’ Demeyi Bilin…

  İnanın bana bütün bunları yaptığınızda yaşamın ne kadar değiştiğini ve her şeyin ruhunuza nasıl da iyi geldiğini göreceksiniz…  

Okuduğunuz için teşekkür ederim.

Hoşça kalın, sağlıcakla kalın…

 

YORUMLAR

  • 3 Yorum

Son Yazılar