Gerçek Engel Nedir?
Sevdenur Yıldırım

Sevdenur Yıldırım

Gerçek Engel Nedir?

08 Aralık 2020 - 20:56

Sizce gerçekten fiziksel olarak engelli olarak yaşamak mı?

Yoksa düşünce ve fikir engelli olarak yaşamak mı?

Elbette fiziksel engelin zorlukları vardır. Hatta bu zorlukları uzaktan bakarak anlamak zordur. Birde yaşayana sormak gerekir. Hele ki birde toplum tarafından tuhaf gözlerle bakıldığı zaman. Fiziksel engelli bir birey hayatı boyunca öyle yaşamak zorundadır. Fakat düşünce ve fikirlerimizi değiştirme fırsatımız olduğu halde neden düşünce ve fikir engelli yaşıyoruz? Neden kendimiz dışında olan bir farklılığı anlamaya çalışmak yerine ona sadece bir açıdan bakıyoruz? Peki neden acımasızca eleştiriyoruz? Kısa ve net olarak çünkü başımıza gelmemiştir ve ne demek olduğunu bilmiyoruzdur. Eğer gerçekten bazı acıları birebir yaşamış olsaydık bakış açımız tam tersi olarak değişecekti. Ne yazık ki toplum olarak “Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın” diyoruz. Belki de bunu dediğimizin farkında bile değiliz. O derece kendimizi kapatmışızdır.

3 Aralık Dünya Engelliler Günü geride kaldı. Bugünün hem iyi hem de kötü yanı olduğunu söyleyebiliriz. İyi yanları olarak engelli bireyleri hatırlamamıza ve onlar hakkında bir farkındalık oluşması sağlanıyor.  Bunun dışında onları anlayabildiğimizi ve empati kurabildiğimizi bir noktada ortaya koyabiliyoruz. Fakat bu durumun sadece bir gün hatırlanması doğru değildir. Elbette hergün düşünmüyoruz, düşünmeyiz de ama en azından onları anladığımızı belli başlı davranışlarımızla gösterebiliriz. Örneğin trafikte onlara saygı duyduğumuzu belirtebiliriz veya onların park alanlarına vs. gibi yerlerde onların hakkına saygımızı gösterebiliriz.

Unutmayalım ki onlar için tek bir tebessüm bile büyük anlam ifade ediyor. Siz onlara sıcak ve güler yüzle yaklaştığınız zaman onlardan size daha fazlası geliyor. Onların bizden tek farkı sadece 47 kromozoma sahip olmalarıdır. Fakat bazı bireyler sonradan engelli olabiliyor. Örneğin sıradan bir gün yolda yürürken ansızın bir araba size çarpıyor ve o andan sonra sizin için başka bir hayat başlıyor. O yüzden başımıza gelmeyecek bir şey gibi düşünmemiz gerekiyor. Yani demem o ki hepimiz bir engelli adayıyız.

Bunun dışında kötü yanlarını da gözler önüne seriyor diyebiliriz. Onları dışladığımız, küçük gördüğümüz ve anlayamadığımız konuları da gün yüzüne çıkıyor. Ne yazık ki bazı şeyler bizim başımıza gelmeden anlayamıyoruz. Yakın çevremizde, arkadaşımızda veya ailemizde herhangi engelli bir birey yoksa bu duruma daha dışlayıcı yaklaşabiliyoruz. Elbette bu genellenebilir bir şey değildir. Fakat toplumun genelinde böyle bir durum söz konusudur. Bu sadece engelli bireyleri anlama konusu için değildir. Örneğin ölüm için de bir arkadaşımızın annesi vefat ettiğinde onu acısını paylaşabiliriz ama asla onun yaşadığı acıyı kendimiz yaşamadan tam olarak anlayamayız. İnsanları anlamaya çalışmak, onlara saygı duymaya çalışmak ve farklılıklara sürekli eleştirel bir gözle bakmamak için çaba sarf etmeye başlayabiliriz. Bazı konularda çaba sarf etmeye başlarsak toplum olarak iyileşmeye gideceğiz. Kendimizin ve düşüncelerimizi fark etmek bizim elimizdedir. Düşüncelerimizi fark edip yön vererek değişime başlayabiliriz. Düşünce ve fikir engelimizi iyileştirebiliriz. Platon’un dediği gibi “Kendini yöneten dünyayı yönetir”.

 

Okuduğunuz için teşekkür ederim.

Hoşçakalın, sağlıcakla kalın…

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar