Kaygılı Kişiliklere Nasıl Yaklaşmak Gerekir?
Sevdenur Yıldırım

Sevdenur Yıldırım

Kaygılı Kişiliklere Nasıl Yaklaşmak Gerekir?

13 Nisan 2021 - 10:11

Herkese merhabalar,

Bugün sizleri geçen hafta bahsettiğim kaygılı kişiliklere sahip bireylere yaklaşırken neleri yapmamız gerektiği konusunda bilgilendirmek istiyorum.

1-Neler yapılmalı?

A)     Güvenilir olduğunuzu gösterin.

Kaygılı kişiliğe sahip olan bireyler için hayat, her parçası hizmet dışı kalma ve arızalanma tehlikesi gösteren bir makine gibidir. Bu kişiliğe sahip insanları arızanın sizden kaynaklanmayacağına inandırırsanız o kişi kaygılarını size daha az yansıtacaktır. Bu da kaygılı kişiliğe sahip birey ile aranızın daha iyi olmasını sağlayacaktır. Bunları ona göstermek için küçük ayrıntılara dikkat edilebilir. Örneğin söylediğiniz saatte gelin, kendinizi ileriyi gören birisi olarak gösterin. Bu çok ta kolay bir şey değildir. Kaygılı kişiliğe sahip bireyler zaman zaman çok ağırkanlı olurlar ve bizim içimizde beklediğinin tam tersini yapma isteğini uyandırırlar.

       B) Geniş ve hoşgörülü olmasına yardımcı olun

Terapiste başvuran bir danışan kaygı bozukluğuna sahiptir. Kaygı bozukluğuna sahip bireyler genellikle düşündüklerini arka arkaya anlatırlar. Örneğin bir danışan şunları söyleyebilir: “Bugün akşam yemeğe misafirlerimiz gelecek. Tavuğun fazla pişmesinden, davetliler arasında kavga çıkmasından, eşimin fazla içki içmesinden korkuyorum.” Bu noktada terapist tüm olumsuz durumların olabilirliklerini, muhtemel sonuçlarını gözler önüne serecektir. “Anlaşıldı. Öyleyse tavuk fazla pişerse ne olacağına bakalım” diyecektir. Bu şekilde hasta hayalinde çok pişmiş tavuğun tüm felaket senaryolarıyla yüzleşecektir. Bu konuda düşünce seviyesinde az kaygıya sahip olmaya alışacaktır. Hasta yavaş yavaş tavuğun çok pişmesi olayını sonuçlarını kıyaslayarak düşünecek ve durumu trajikleştirmeyecektir. Diğer kaygı ettiği durumlara baktığımız da davetliler arasında tartışma çıkması durumunda terapist tarafından danışanına her şeyi kontrol etmenin mümkün olmadığı, herhangi bir sıkıntı olursa buna üzülmesinin doğal olduğunu ancak bunun felaket olduğu anlamına gelmemesi konusunda yardımcı olacaktır. Bu bahsettiğim durum terapi sırasında terapist ve danışan arasındaki güvenli bağının oluşması sonucunda yapılır. Ancak günlük hayata baktığımız da ve basit olaylar karşısında siz yanınızda kaygılı bir kişi var ise, terler içinde otobüsü kaçıracağından endişeli ise ona şöyle söyleyin: “Evet treni kaçırdığını düşünelim ama bu o kadar da önemli mi? Ne yapabiliriz ki?” şeklinde yaklaşarak onun gecikmenin gerçek sonuçları ve değişik çözümler üzerinde düşünmesini sağlayarak kaygısını azaltmasına yardımcı olursunuz.

         C)İnce mizah kullanın

Kaygılı kişiliğe sahip bireyler sinirlidirler. Hele ki bu kişiler anne ve babalar ise sürekli çocuklarına “Dikkat etmesini” söylerler. Bu şekilde çocukları bıktırırlar. Buna karşında genellikle çocuklardan alaylı cevap alırlar. Alaylı cevap karşısında daha da sinirlenip, kaygılanabilirler. O yüzden onlara daha ince mizah kullanarak yaklaşmanız faydalı olacaktır.

        D)Doktora görünmesi için onu teşvik edin

Günümüzde kaygılı kişililere yardımcı olmak için bir sürü yöntem vardır. Özellikle gevşeme egzersizleri uzmanlar tarafından önerilen ve çok yararlı olan tekniklerdir. Bunun dışında bilişsel tedavilerinde çok faydası vardır. Terapi sürecinde danışan 3 süreçten geçer. Bunlardan ilki kaygıya sebep olan düşüncelerin neler olduğunun anlaşılması. İkincisi istem dışı ortaya çıkan kaygılı düşüncesine alternatif bir iç söylem geliştirmesi (burada her şey çok iyi gidiyor gibi söylemden bahsedilmemektedir). Üçüncü olarak ta kaygılı kişinin temel inanışlarını tekrar gözden geçirmek amacı ile bunları tartışmaya açmaktır. Terapist sokratik sorgulama yöntemi ile hastanın inanışlarını yeniden gözden geçirmesine yardımcı olur. Bu yüzden uzmana gitmesi konusunda teşvik edilebilir.

Okuduğunuz için teşekkür ederim. Hoşçakalın, sağlıcakla kalın.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar