Kitap Okumayı Sevmiyorum
Sevdenur Yıldırım

Sevdenur Yıldırım

Kitap Okumayı Sevmiyorum

02 Kasım 2021 - 13:15

Herkese merhabalar, bugün sizlere bir süredir üzerinde düşündüğüm “Kitap Okumayı Sevmiyorum” cümlesi hakkında bazı düşüncelerimi aktarmak istiyorum.

Bu cümle bir süredir beni düşündürtse de üzerinde olumlu düşünmeye kendimi zorladım ama sanırım nereden zorlarsam zorlayayım bir türlü kendimi ikna edemedim. Bunun bir kişisel tercih olduğunu, kitap okumak yerine başka aktiviteler yapmanın tercih edilmesi veya bireylerin hiç vakit bulamaması şeklinde telkinleri kendime söyledim. Ancak dediğim gibi tüm bunlara karşın ikna olmadım. Sanırım olmayı da düşünmüyorum. Çünkü gerçekten tatmin edici cevaplar olduğunu düşünmüyorum. Elbette gün içerisinde birçok yoğunluğumuz olabilir, işimiz, çocuklarımız, ev sorumluluğu, eş sorumluluğu vs. gibi. Hatta bazen 24 saatin bize yetmediğinde hem fikir olabiliriz. Ancak gün içerisinde kendimiz için bazı şeyler yapmaya vakit bulabiliyorken örneğin televizyon izlemek, sosyal medya da saatlerce dolaşmak, bir kafede saatlerce oturmak gibi. Elbette bunları hiç yapmayalım demiyorum. Tabi ki yapalım. Çünkü insan olarak bunlara da ihtiyacımız vardır. Sosyalleşmek adına bir arkadaşımızla, annemizle, babamızla, çocuğumuzla bir kafe de kahve içelim,dizi izleyelim, film izleyelim, sosyal medyayı kullanalım. Çünkü tüm bunlar da artık hayatın bir parçası ve zaman zaman istediğimiz, kendimizi mutlu edebildiğimiz fırsatlardır. Fakat burada demek istediğim tüm bunlara vakit bulabiliyorken, istedikten sonra bir şekilde ayarlayabiliyorken açıkçası kitap okuyamama sebeplerine inanmak çok zordur. Okumayı sevmiyor olabiliriz bu da bir seçenek tabi ki ama ben bu seçenğin hayatımızda yer almaması gerektiğini düşünüyorum. Sevmiyorum diye bakarsak hiçbir zaman sevmeyeceğimizden emin olabiliriz. Ancak bu “Kitap Okumayı Sevmiyorum” düşüncesini “Kitap Okumak Zorundayım” düşüncesine çevirirsek bakın hayatımızda nasıl bir yer ediniyor. Bakın o zaman kitap okumak için nasıl vakit buluyoruz. Bizzat denemiş birisi olarak kesinlikle bu işin düşünce ile, zaman ayırma ile, istedikten sonra yapılabilecek bir şey olduğuna eminim. Gerçekten istedikten sonra yapılabiliyor. Tek çare bakış açımızı ve inanç sistemimizi değiştirmek. Elbette kolay olmayabilir inandıklarımızı değiştirmek. Biraz zaman isteyen bir şey olabilir ama sonuçta ulaşılabilecek bir hedef olduğundan söz edebiliriz. Okuyalım, okuyun, okutun. Okuyalım ki gelecek nesillere okumayı bırakalım. Okuyalım ki gelecek nesil bu alışkanlığı edinsin. Hergün bir kafede en az 20-25 liralık kahvelerin peşinde koşmasınlar, çılgınlar gibi doğum günü partilerini organize etmesinler, kılıktan kılığa girdikleri, insanların evlerine, kapılarına yumurta attıkları saygısızlık olan hallowen partilerinin peşine düşmesinler, yılbaşı hazırlıklarına 2 ay önceden başlamasınlar. Unutmayın ki bir çocuk anne ve babasının aynasıdır. Büyüklerinden gördükleri, büyüklerinin ona fırsat sunduğu şeyleri yaparlar. Onlara bu fırsatları sunarken en önemli olan fırsatları göz ardı ederek gelecek nesili kaybetmeyelim. Bakış açıları geniş olan, insanlara saygı duyan, farklılıklara saygı duyan nesiller yetiştirmek ümidiyle.

Okuduğunuz için teşekkür ederim.

Hoşçakalın, sağlıcakla kalın…

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar