Sosyal Kaygı Bozukluğu
Sevdenur Yıldırım

Sevdenur Yıldırım

Sosyal Kaygı Bozukluğu

22 Aralık 2020 - 10:31

Bugün sizlere toplumda yaygın olarak görülen sosyal kaygı bozukluğundan bahsetmek istiyorum. Yapılan araştırmalar sonucunda majör depresif ve alkol bağımlılığı gibi psikiyatrik rahatsızlıklardan sonra toplumda en yaygın görülen 3. psikiyatrik rahatsızlığın sosyal kaygı bozukluğu olduğu bulunmuştur.

 Şunu kesin olarak söyleyebiliriz ki sosyallik insanın veya toplumun yaşantısında bulunan en önemli kısımlardan birisidir. İnsan doğası gereği sosyalleşmek ister ve bu istek hayat boyu devam eder. Sosyalleştikçe kendimizi daha rahat hissederiz.  Bunun yanında sosyalleşmenin iyilik halimize etkisi olmakla birlikte mutluluğumuzu da etkilediği söylenebilir. Her insan belli bir ortama girdiği zaman biraz çekimser ve biraz kaygılı olabilir. Bu durumu normal karşılayabiliyoruz. Fakat diğer kaygı çeşitlerinde de olduğu gibi sosyal ortamlara girildiği zaman ortaya çıkan kaygının da fazlası normal karşılanmamaktadır. Sosyal kaygı bozukluğu olan bireylerde bu kaygı üst seviyededir diyebiliriz. Bu kaygısını ise bazı fiziksel belirtiler ile gösterebilir. Örneğin mide bulantısı,yüz kızarması,ses titremesi gibi bazı fiziksel belirtiler bu bozukluğa sahip kişilerde  görülebilir.

Kaygı bozukluklarından birisi olan sosyal kaygı bozukluğu bir kişinin sosyal ortamlardan kaçınması, sosyal ortamlarda rahatsız olabileceği herhangi bir durum karşısında kaçınmaya çalışması veya bu ortamlardan kaçınma gösteremez ise yoğun bir kaygı şekli ile bu ortamlarda durmaya çalışması olarak tanımlanabilir. Sosyal kaygı bozukluğu olan bireyler başkalarının kendileri hakkındaki düşüncelerine oldukça önem verir. Bir başka kişinin kendileri hakkındaki düşünceleri ve eleştirileri bu bireyler için çok büyük önem taşımaktadır. Sosyal kaygı bozukluğu genel olarak ergenlik döneminde başlayan bir rahatsızlıktır. Erken  yaşta başlama riskinden dolayı erken çocukluk döneminde sosyal kaygı bozukluğuna sebep olabilecek riskleri en aza indirgemek için gerekenlerin yapılması büyük önem arz etmektedir. Peki sosyal kaygı bozukluğuna sebep olan risk faktörleri neler olabilir ? Ailesel faktörler, bilişsel faktörler, korku koşullanması, çevresel faktörler, kalıtım ve bir çocuğun yetiştirilme tarzı gibi durumlar sosyal kaygı bozukluğunun oluşmasına sebep olabilir. Bu bozukluğa sahip bireylerin iyileşmesi için psikoterapi yöntemlerinin etkili olduğunu söyleyebiliriz.

Okuduğunuz için teşekkür ederim.

Hoşçakalın, sağlıcakla kalın...

(Abdulkadir Öztürk tarafından 2014 yılında yazılan “Sosyal Kaygıyı Açıklayan Yaklaşımlar” başlıklı makalesi ve Gözde Özdikmenli Demir tarafından 2009 yılında yazılan “Sosyal Fobinin Etiyolojisinin İncelenmesi Amacıyla Gerçekleştirilen Araştırmalara Genel Bir Bakış” makalesinden ilham alınmıştır.)

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar