Ten Açlığı
Sevdenur Yıldırım

Sevdenur Yıldırım

Ten Açlığı

21 Eylül 2021 - 09:53

Herkese merhabalar,

            Bugün sizlere bir kitapta okuduğum ve hikayenin başlığından çok etkilendiğim bir yazıyı aktarmak istiyorum. Hikayenin başlığı “Ten Açlığı”. İlk başta bir anlamı yok gibi geliyor olabilir ama hikayenin tamamını okuyunca tüyler ürpertici olduğunu söyleyebiliriz. En azından benim açımdan o şekilde oldu.

“4 yaşındaki Laura burnuna sokulmuş tüp aracılığı ile yüksek kalorili besinlerle beslenmesine rağmen kilosu 12’nin biraz üstündeydi. 4 yaşındaki bir çocuğa göre oldukça düşük bir kiloydu. Laura’nın dosyalarında binlerce sayfalık belgeler vardı. Birçok laboratuvar raporu bulunmaktaydı. Laura için danışılan doktorlar hep raporlar düzenlemişti. Bu küçücük kız karnında bir tüp ile yaşıyordu. Bunca belgenin, raporun ardından sonunda bir sosyal hizmet uzmanı Laura’nın psikiyatrik bir gözlem alması için doktorlara baskı yapmıştı. Laura’yı gören ilk psikolog yeme bozuklukları uzmanıydı ve Laura’nın “infantil anoreksi” olduğunu düşünüyordu. Bu tanıyı alan ilk hasta olduğunu düşünüyordu. Şaşkınlık içerisinde bu durumu meslektaşları ile paylaştı. Ardından psikiyatri uzmanının görüşlerine başvurmuşlardı. Psikiyatrist Laura’yı yakından tanımak için hastaneye gitmişti ve gittiğinde şöyle bir manzara ile karşılaşmıştı. Laura’nın 21 yaşındaki annesi Virginia çocuğundan 5 adım uzakta televizyon izliyordu. Laura ise iri gözlerini önündeki tabağa dikmiş öylece bakıyordu. Yeme bozuklukları uzmanı olan psikoloğun isteği üzerine bu durum ortaya çıkmıştı. İnfantl anoreksisi olan Laura’yı annesini yemeklerin yanındayken manipüle etmemesi için yapıyorlardı. O zaman ki teorilere göre bu tür bozukluklara sahip olan bireyler yemek yemedikleri zaman kendilerine gösterilen ilgiden zevk alırlar şeklinde düşünülüyordu. Fakat psikiyatristin görmüş olduğu tek şey umutsuzluğa kapılmış, cılız ve minik bir kız ve ilgisiz bir anneydi.

Beyin tarihsel birikim yapan bir organdır. Bir çocuğun beyni ona bakım veren kişilerin kendisine nasıl ebeveynlik yaptığıyla bağlantılı olarak gelişmektedir. Bir çocuğun beyin tarihçesi ona bakım veren kişilerin çocukluklarının ve çocukluk deneyimlerinin bir tarihçesiyle başlar. Bu yüzden Laura’yı daha iyi tanıyabilmek için ailesini tanımak gerekiyordu. Bu yüzden psikiyatrist anne Virginia’ya bazı sorular sormaya başlamıştı. Sorulan soruların ardından psikiyatrist Virginia’nın koruyucu aile sistemine kayıtlı çocuklardan biri olduğu ortaya çıkmıştı. Dünyaya geldiğinde uyuşturucu bağımlısı bir anne tarafından terk edilmiş olan, babasının kim olduğu bilinmeyen Virginia, çocuk koruma sistemlerinin bebekleri ve küçük çocukları her altı ayda bir yeni koruyucu eve yerleştirildiği zaman diliminde büyümüştü. Bunun sebebi olarak bu çocukların kendilerine bakım veren bireylere bağlanamayacak olmalarıydı. Bir çocuğun erken dönemde ona bakım  veren kişilere bağlanmasının hayati önem taşıdığını biliyoruz. Ancak o zamanlar bu bilgi henüz çocuk bürokrasisine girmemişti. Bebekler çok savunmasız ve bakıma muhtaç bir şekilde dünyaya gelirler. Bir bebek dünyaya geldikten sonra onun bakımı, yemesi, içmesi gibi çok zahmet verici ve yorucu bir süreç başlar. Ancak anneler tüm bunlardan şikayet etmeksizin aksine bunları mutlulukla yaparlar. Anneler kendilerini çocuklarını doyurmaya ve korumaya adarlar. Bunu yapmayanların ise durumunun patolojik olduğu söylenebilir. Bir bebeğin gelişimi sırasında ilgi dolu, uyumlu ve sevecen bir bakım gördüğünü söyleyebiliriz. Tüm ihtiyaçlarımız sevgi dolu bakıcı tarafından giderilir. Bakım verenin değişmemesi, bakımın sevgi ve ilgi ile yapılması çocuğun bağlanmasını kolaylaştırır. Fakat Virginia gibi terk edilmiş, sürekli koruyucu aile değiştirmiş kişilerde bu durumun çok zor olduğunu söyleyebiliriz.  Sevgi dolu bir bakım göremediği için beyindeki ödül, keyif  ve insanlar arasındaki etkileşimleri birleştiren sistemler gelişmemiş olur. Virginia çoğu annenin bebeklerini tutarak, koklayarak ve etkileşimde bulunarak aldığı ödül miktarını ya da keyfini alamamıştı. En son 5 yaşına gelen Virginia kalıcı olan koruyu ailesinin evine yerleşmişti. Koruyucu ebeveynleri sevgi dolu ve ilgilelermiş. Ona ahlaki kuralları öğretmişler.  18 yaşına geldiğinde Virginia bu evden ayrılmak durumunda kalmış ve bu koruyucu aile ile bir daha iletişime geçmemesi istenmişti. Virginia bildiği tek ebeveynlerini de bu şekilde yitirmişti. Virginia evden ayrıldıktan sonra kısa bir süre sonra hamile kalmış ve çocuğunun babası onu terk etmişti. Virginia koruyucu ailesinden öğrendiklerini bebeğine öğretmek istemişti. Virginia koruyucu ailesinden bilişsel olarak öğrendiği şeyleri çocuğuna öğretmesi gerektiğini biliyormuş ama duygusal açıdan ne yapacağını bilemiyormuş. Virginia duygusal açıdan çocuğunu doyurabilmek için ona sarılması gerektiğini bilmiyormuş. Kimse de ona öğretmemişti. Kendisi de duygusal açıdan kopuk büyüyen Virginia bebeğine de aynı o şekilde bakmıştı. Bebeğini kucağında tutmamış, onu sadece biberonla beslemiş ve onu göğsüne yakın tutmamıştı. Onu sallamamış, ona şarkı söylememiş ve onu öpüp koklamamıştı. Tüm bebeğin ihtiyacı olan bu duygusal sinyallerden yoksun kalan Laura’nın ise yemesi kesilmiş. Virginia yürekten hissettiği için değil bir annenin yapması gerekenlerin bunlar olduğunu düşünerek yaklaşmış çocuğuna.”

Laura’nın sevgiye ihtiyacı vardı. Annesinin sarılmasına, öpmesine ihtiyacı vardı. İşte hikayenin başlığı buradan geliyordu. “TEN AÇLIĞI”. Fiziksel olarak tüm ihtiyaçlarını karşılamak yeterli değildir. Hem fiziksel hem duygusal ihtiyaçların karşılandığı bebekler bu ten açlığına maruz kalmazlar.

Bir bebeğin en önemli ihtiyacı duygusal yakınlık, sevgi, ilgi, sarıp sarmalanmaktır. Hikayenin sonuna gelince başlığın ne kadar da anlamlı olduğunu görebilmişizdir diye düşünüyorum. Öyküyü mümkün olduğunca özetlemeye çalıştım. Keşke hepsini aktabilseydim ama aktarılmak istenen mesajı aktarabildiğimi düşünüyorum. Çocuklarınızı sevin, öpün, koklayın, sarılın anneler ve babalar.Ten açlığına maruz kalmayan, sevgi dolu çocuklar olması ümidiyle…

Okuduğunuz için teşekkür ederim.

Hoşçakalın, sağlıcakla kalın…

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar