Toplumda Psikoloji
Sevdenur Yıldırım

Sevdenur Yıldırım

Toplumda Psikoloji

17 Kasım 2020 - 07:01

Herkese Merhabalar,

Bugün sizlere toplumda psikoloji konusundan bahsetmek istiyorum. Geçen hafta bahsettiğim üzere psikoloji her yerdedir ve büyük önem verilmesi gereken alanlardan birisidir. Peki psikolojiye gerçekten bu önem veriliyor mu?  Neden psikolojiden veya psikologlara gitmekten korkuyor ve kötü bir şey yapıyormuş gibi hissediyoruz? Bu soruların cevabı biraz geçmişe dayanıyor. Geçmişte toplumda oluşan bazı önyargılar ve bireylere etki eden bu durum bir anda kaybolmayabilir elbette fakat okuyarak, öğrenerek, psikologlara danışarak ve bu konu hakkında bilinçlenerek bu sorularınıza cevaplar bulabilirsiniz. Psikologlara karşı var olan önyargılar ne yazık ki bireyleri etkilemektedir. Bireyler bu önyargılardan etkilendikleri için psikoloğa gitmekten çekiniyorlar. Çekindikleri için ise var olan psikolojik sıkıntıları ile tek başlarına baş etmeye çalışıyorlar. Kendileri bir çözüm bulmaya çalışıyorlar.

Toplumumuzda psikologlara “Deli Doktoru” gözü ile bakılmaktadır. Psikoloğa gidenlere ise “Deli” gözü ile bakılmaktadır. Fakat bu bakış açısının yanlış olduğunu bir kez daha vurgulayabiliriz. Günlük hayatımızda fiziksel sağlığımızda problemler yaşayabiliyoruz. Bu fiziksel sağlımızın bozulmasına en büyük sebepler stres, sinir, ,üzüntü vs. gibi durumlardır. Fiziksel sağlımız ruhsal sağlımızdan olumsuz olarak etkilenmektedir diyebiliriz. Fiziksel sağlığımız için doktora gitmekten çekinmez iken psikolojik sağlığımız için çekiniyoruz. Çünkü “Elalem ne der?” korkusunu üzerimizden atamıyoruz. Çünkü kendimizin iyiliğini düşünmek yerine başkalarının bizim hakkımızda ne düşündüğüne daha çok önem veriyoruz. Bunun dışında bir de damgalanmaktan korkuyoruz. Damgalanma, ruhsal bozukluğa sahip bireylere olduğu gibi toplumsal açıdan farklı olan bireylere karşı yıkıcı düşüncelerdir (Johnson ve Krıng. 2017: 2-3). Damgalamanın bazı özellikleri vardır. İlk özelliği insanlara diğerlerinden farklı olarak bir etiket verilir. Örneğin deli, şizofren gibi. Bu verilen etiket toplum tarafından istenmeyen özellikler ile ilişkilendirilir. Bu ilişkilendirme damgalamanın diğer bir özelliğidir. Örneğin “Şizofreniler tehlikelidir.” veya “Deliler tehlikelidir.” Bir diğer özellik ise etikete sahip olan bireyler olmayan bireylere karşı farklı olarak görülmektedir. Örneğin, biz, o deli insanlar gibi değiliz. Ve son özellik olarak bu etikete sahip olan bireyler toplumda ciddi bir ayrımcılığa maruz kalmaktadırlar. Örneğin deli kliniği bizim yakınımızda yapılamaz.

 Toplumumuzda ruhsal açıdan bozukluğu olan bireylerin zarar veren, şiddete eğilimli olan bireyler olduğuna yönelik bir algı vardır. Fakat ruhsal bozukluğu olan bir bireyin ruhsal bozukluğu olmayan bir bireye göre daha fazla şiddet eğilimi olacak diye bir zorunluluk yoktur. Bizler birey olarak bu kişilere ayrımcılık, dışlama yapmak yerine onlara daha olumlu yaklaşarak belki tedavi olmalarını sağlayabilir ve iyileşmelerine katkı sağlayabiliriz. Bir bireyin psikolojik iyilik haline katkıda bulunabiliriz. Bu yüzden psikoloğa gitmenin kötü bir şey olacağını düşünmek yerine herkesin psikolojik açıdan sıkıntı yaşayabileceğini ve nasıl fiziksel sağlığımız açısından bir doktordan yardım alıyorsak psikolojik sağlımız açısından da bir psikologdan yardım alabileceğimizi düşünebiliriz. Etrafımızda belki psikolojik desteğe ihtiyaç duyan birileri olduğunu düşünmüyor olabiliriz. Fakat bu konuların konuşulduğu zamanlara mutlaka denk gelmişizdir. O yüzden en azından bu konudaki fikirlerimizi olumlu yönde değştirmek için çaba sarfedersek bu küçük adımın bile faydasını görebileceğimize inanıyorum. Sonuç olarak demek istediğim şudur; Gelin psikolojiye karşı var olan önyargılarımızı birlikte kıralım. Gelin “Elalem ne der?” diye düşünmek yerine kendimizin iyiliği ve kendimizin psikolojik sağlığını düşünelim. Psikolojinin kötü bir şey olmadığını aksine iyi bir şey olduğunu düşünelim. Hatta psikologlara sadece psikolojik açıdan sıkıntı yaşayan bireyler gitmez. Yakın çevresinden birisi ile sıkıntı yaşayan bir birey bile profesyonel destek alabilmek açısından psikoloğa gidebilir. O yüzden “Sadece psikolojik sıkıntım var” diye gidilebilir diye düşünmeyelim. Psikolojiyi sevin. Psikologlara güvenin. Hep birlikte daha sağlıklı, daha bilinçli ve daha güvenilir bir toplum olabiliriz.

 

Okuduğunuz için teşekkür ederim bir sonraki yazılarda görüşmek üzere.

Hoşçakalın, sağlıcakla kalın…

Kaynak

Johnson, L. S. ve Krıng, A. M. (2017). Anormal psikolojisi.(Çev. M. Şahiner). İstanbul: Nobel Akademik Yayıncılık.

YORUMLAR

  • 3 Yorum

Son Yazılar