Her adımın bir bedeli olacaktır
Ufuk Çağa

Ufuk Çağa

Her adımın bir bedeli olacaktır

08 Ekim 2020 - 16:43

Final haftasına geldiğimiz cumhurbaşkanlığı seçimlerine yönelik birçok algı operasyonunu aslında dört gözle bekliyorduk

Her türlü müdahaleyi de bekliyorduk

Ve bu beklentilerimiz de boşuna çıkmadı

Ne biz yanıldık ne de bu ülkede olanlardan biraz dahi olsa haberdar olanlar yanılmadı

Aslında her seçimde müdahaleler olmuştur

Her seçimde alt yönetimi olduğumuz Türkiye kendisi için çalışacak en munis ve en muhlis adaylar için hep çalışmıştır

Ama herhalde hiçbirisi 6 Ekim’de olduğu gibi olmamıştır

Eskiden kapalı kapılar ardında yapılırdı bu işler

Ancak artık gözümüzün içine baka baka sözde bizde olan iradeye müdahale yapılabiliyor

Yani artık gözümüzün içine baka baka “siz bizim alt yönetimimizsiniz” deniyor

Üstelik bunlar hem Yüksek Seçim Kurlu kararına rağmen

Ülke yasalarına rağmen

Uluslararası hukuka rağmen

BM kararlarına rağmen yapılabiliyor

Aslında bu seçim döneminde yaşananlara baktığımız zaman, eğer medeni ve hukukun üstünlüğünün esas alındığı bir ülke olsak Sayın Ersin Tatar’ın adaylığı çoktan iptal edilirdi

Ama hem yazdığım 2 özelliğin ülkede geçerli olmaması

Hem de ülkemizde Türkiye tarafından yaratılan “korku imparatorluğu” nedeniyle bunun olmayacağını hepimiz biliyoruz

Biliyoruz çünkü “alt yönetimde” bu güne kadar yapılan her türlü yasadışılıklar yapanların yanına kar kalmıştır

Çünkü bu ülkede hukuk sadece garibanlar için var olmuştur

Üstelik bu kadar yasadışılığın olduğu bu seçimler öncesinde Yüksek Mahkeme yargıç sayısının artırılması için Anayasa değişikliği de oylanacaktır

Yani ortaya çok büyük bir çelişki de çıkmıştır

Çünkü ortaya çıkan sonuç “Yüksek Mahkeme yargıç sayısını artıralım ve onlar da hızla artan garibanların davalarını sonuçlandırsınlar” şeklindedir

6 Ekim’de yapılanların tabi ki bedelleri de olacaktır

Ve bu bedelleri de maalesef Kıbrıslılar ödeyecektir

Ama bana göre ilk bedeli ödeyecek olan Sayın Ersin Tatar olacaktır

Ve hatta ödemeye de başlamıştır

Çünkü ortağı HP artık yokuz diyerek hükümetten çekilmiştir

Yani artık tam Başbakan değildir sayın Tatar

Yine olası 2. Turda HP oylarını da kaybetmiştir sayın Tatar

Ve hatta kendi partisinden bile tepki toplamıştır

Ülke siyasetinde bana göre bedeli Sayın Tatar öder

Ancak olası diğer gelişmelere de hazırlıklı olmalıyız

Örneğin Rum tarafının “geçiş kapılarını kapatıyorum” hamlesi gelebilir

Ve 6 Ekim’de yapılanlardan sonra çok da bu kararı eleştiremeyiz

AB’nin Türkiye’ye yönelik yaptırım kararı hızlanabilir ve bu durumda TL daha da hızla dibe çakılabilir

Ki bugün (dün) itibarı ile TL hızlı bir değer kaybı yaşıyordu

Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki doğal kaynaklardan pay talebi ve bununla ilgili görüşme talepleri uzun bir süre rafa kalkabilir

Ve çok uçuk gelse de, çok kişi bu olamaz dese de, 1960 Anayasasına göre bizim hakkımızdır dese de

Kıbrıslı Türklerin tamamının “Kıbrıs Cumhuriyeti” kimlik ve pasaportlarını iptal ediyorum deme olasılığı bile vardır

Vardır çünkü şu anda “alt yönetimde” uluslararası hukukun kararları uygulanmıyor

Ve biz de hiçbir şey yapamayız

Kısacası 6 Ekim’de yaşananlarla zaten kimsenin dikkate almadığı KKTC’nin selası okunmuştur ve hem içteki seçim yasakları hem de uluslararası hukuka saygısızlığımız alenen dökülüp saçılmıştır

Bu yapılanların bedeli ödenecektir

Ve bu bedel ne ve nasıl isterse olsun

Maalesef Kıbrıslı Türkler tarafından acı çeke çeke ödenecektir

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar