Zurnanın son deliği bizler
Ufuk Çağa

Ufuk Çağa

Zurnanın son deliği bizler

15 Eylül 2020 - 16:45

Geçtiğimiz 15, 20 günde Doğu Akdeniz krizi çok konuşuldu

Krizi biz de konuştuk

Krizin nedenlerini

Krizi çıkaranların istek ve emellerini

Krizin neyle ve nasıl sonuçlanabileceğini

Ve daha birçok yönünü konuştuk, irdeledik

Tüm bunları yaparken de hep bir soru sorduk

Biz bu krizin neresindeyiz ve bizim söz hakkımız varmıdır?

Cevap olarak da bizler, “biz bu oyunun içerisinde artık yokuz” dedik

Biz bunları ısrarla söyledik, söylemeye de devam edeceğiz

Ama bazı dostlar bizlere bu nedenle sürekli sitem etti

Özellikle “forever KKTC’ci” dostlarımız tepkiler de verdi

Ama “gerçeklerin bir gün ortaya çıkma” özelliği vardır

Doğu Akdeniz krizine diplomatik çözüm bulunabilmesi için önce Rus Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, ardından da ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo güneyi, yani dünya ülkeleri tarafından Kıbrıs adasında tanınan tek meşru hükümeti, Kıbrıs Cumhuriyeti’ni ziyaret etti

Burada çeşitli görüşmeler yapıldı, belki kararlar da alındı

Ama her iki dışişleri bakanı da Kıbrıs’ın kuzeyini ziyaret etmedi

Çok mu şaşırdı

Hayır, tabi ki şaşırmadık

Çünkü artık bizler Kıbrıs veya Kıbrıs’ın etrafındaki Doğu Akdeniz’le ilgili hiçbir sorun, olay veya konuda söz sahibi değiliz

Biz bu hakkımızı yanlış yönetimler, hatalı kararlar ve basiretsizliğimiz nedeniyle çoktan kaybetmiş durumdayız

Kısacası Kıbrıs’ın kuzeyinde yaşayan bizler bu konularda artık “zurnanın son deliğiyiz” 

Hiç kimse bize itibar etmiyor

Sorunlar anlatılmıyor

Neler konuşulduğunu bilmiyoruz

Tüm olaylara sadece uzaktan bakıyoruz

İspatı mı?

Ne Lavrov ne de Pompeo bizleri adam yerine koymadıkları için kuzeyle görüşmediler

Bundan daha net bir ispat olmaz sanırım

Geldiğimiz noktada artık kendi aramızda “çullisine” devletçilik oynuyoruz

Bizi direk ilgilendiren konularda artık bizler için başkaları karar veriyor

Dünya devletleri artık nezaketi bırakarak, bizleri Türkiye’nin bir alt yönetimi olarak gördüklerini açıkça yüzümüze haykırıyor

Artık Rum yönetimi bile, “Kıbrıs konusunu Türkiye ile yüzyüze görüşmeye hazırız” diyor

Yani artık onlar da bizi dikkate almıyor

Çünkü bizim “zurnanın son deliği” olduğumuz onlar da nezaketi bırakarak bizlere söylüyor

Tüm bunlar olurken biz ne mi yapıyoruz?

Bizleri ziyaret etmedikleri için bağırıyoruz

Bizlerle görüşmedikleri için şikayet ediyoruz

Devletçilik oynuyoruz

Seçimcilik oynuyoruz

Masallar anlatıyoruz

KKTC’nin çok önemli olduğuna inanmaya çalışıyoruz

Geldiğimiz nokta üzülsek de bu şekildedir

Artık düştüğümüz veya düşürüldüğümüz bu zavallı halden kurtulabilmek için hayallerden uyanmamız, masalları bir tarafa bırakarak gerçek dünyaya dönerek mücadele etmemiz gerekmektedir

Çünkü artık bize tanınan sürenin sonuna geliyoruz

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar