KKTC bayrağı, "Terör örgütü" bayrağı değildir
Yusuf Kısa

Yusuf Kısa

Merhaba

KKTC bayrağı, "Terör örgütü" bayrağı değildir

21 Mart 2019 - 08:30

Cumhurbaşkanı Akıncı ile Rum Yönetimi Başkanı Anastasiadis’in de davet edildiği ve karma köy Pile’de tarafsız bir sahada oynanması tasarlanan dostluk maçı, maalesef  bir kez daha siyasetin çirkin yüzüne takıldı. BM Barış Gücü’nün ara bölgede liderlerin güvenliğini sağlayamayacağı yönündeki oyun bozanlığının ardından Pile’nin Güney kısmına alınan maç, bu kez de cumhurbaşkanlığı forsuna yani KKTC bayrağına takıldı. 

Sn Akıncı’dan ara bölgedeki maça katılma sözünü alan organizatörler, paçaları sıkışınca cumhurbaşkanını Pile’nin rum yönetimi’nin hükümranlık alanındaki bölgeye geçmesi yönünde  ikna etmeye çalıştılar, ancak bunda da doğal olarak başarılı olamadılar.

*** 

Sn Akıncı’nın bu daveti kabul etmesi, doğal olarak makam aracındaki forsu çıkararak oraya gitmesini getirecekti ki, bu da iki toplum arasındaki eşit statü ilkesine hem aykırı hem de Akıncı’nın temsil ettiği devleti inkarı anlamına gelecekti. Zaten cumhurbaşkanı da bunu kabul etmeyerek Pile’nin Güney kısmındaki maça gitmedi. Bu son örnek bize bir kez daha bu kadar derin mantalite farklılığı içinde olan tarafların yakın bir gelecekte yarım asırlık Kıbrıs sorununa bir çözüm bulamayacaklarının göstergesi oldu. 

Güney Kıbrıs veya daha doğru bir tabirle Kıbrıs Cumhuriyeti, yani 1963 yılından beri Rumlar, işgal ettikleri devletin çatısı altında her türlü avantaj ve olanakları kullanarak,  Kıbrıs Türkü’nün bırakın bayrağını, varlığına bile tahammülleri olmadığını bir kez daha ortaya koydular. 

***      

KKTC bayrağı sanki bir “Terör örgütü” bayrağıymış misali varlığından rahatsızlık duyan komşularımızın inkar etmeye çalıştıkları, aslında bu adadaki Kıbrıs Türkü’nün varlığıdır. Yarım asırdan beri sağcısı ve solcusuyla Kıbrıslı Türkleri gasp ettikleri devlete yama yapmaya çalışanlar, siyasete atıldığı günden beri tek hedefi Birleşik bir Kıbrıs olan Mustafa Akıncı’yı bile çileden çıkardılar. Bu kendini beğenmişlik hatta şımarıklığa varan tavırlarıyla adanın geleceğini dinamitleyenlerin bilmedikleri tek gerçek ise, bu akıl ve mantıkla hareket ettikleri sürece Kıbrıs’ın bölünmüşlüğünün her geçen gün biraz daha kalıcılaştığıdır.  

Komşularımız öncelikle Kıbrıslı Türklerin de en az kendileri kadar bu toprakların eşit ortağı olduğunu kabul etmek zorundadır, büyük sıkıntıları olsa da KKTC tüm kurumlarıyla dimdik ayaktadır ve şayet bir çözüm olacaksa KKTC en az Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve onun vatandaşları kadar bu ortaklıkta hak sahibi olacaktır. Güney Kıbrıs’ta  maalesef  bir “Terörist” örgüt bayrağı muamelesi gören bayrak ise en az 1963 yılında gasp edilen bayrak kadar gerçektir.

*** 

Kısaca, Kıbrıs Türkü’yle bir ortaklık ve yaşamı kurgulayanlar önce onun milli ve manevi değerleri ardından ise kurum ve değerlerine saygı göstermeyi ve kabullenmeyi öğrenecekler, aksi mevcut statükonun devamıdır ve o da adanın ne kuzeyi ne de güneyindeki halklara sağlıklı, huzurlu ve güven içinde bir gelecek sunmayacaktır, bunu herkesin bilmesinde aslında son derece yarar vardır. 

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • İsmail eker
    7 ay önce
    Yusuf beyin söylemlerine katılıyoruz bunun yanında şu konuya da bir açıklık getirmesini rica ederim. Yeni Bakış basın - yayın kompleksi içerisinde Türkiye ve KKTC düşmanlığı yapan sözde gazetecilere ne yapacağını bizlere açıklamasını istiyoruz.

Son Yazılar