Siz hangi galakside yaşıyorsunuz?
Yusuf Kısa

Yusuf Kısa

Merhaba

Siz hangi galakside yaşıyorsunuz?

16 Ekim 2016 - 12:51

Ülke siyasetinin içine düştüğü duruma bakıldığında insanın gözlerinden yaşlar boşalırcasına gülesi geliyor. Bizi yönettiğini iddia edenler veya yönetmeye namzet olanlar sanki dünyalı değil gibi geliyor bana zaman zaman. Neden mi? Diye bir soru sorulacak olursa şayet, onun da yanıtı çok basit. 1983’te ilan ettiğimiz KKTC bugün 33 yaşının olgunluğuna adım atmış bir devlet görüntüsüne bürünse de maalesef bu devletin içi bom boş(Bu ifadeyi bir Kıbrıslı Türk olarak yazarken çok mutlu olmadığımı ifade etmek isterim) gerçek maalesef bu kadar acı.

*****

Siz Rum’un mezaliminden hatta soykırımından söz edeceksiniz. Siz dünyanın size izolasyonlarından, ambargolarından yakınacaksınız, ve aynı siz içinde yaşadığınız evi daha da nasıl güzele çeviririmi bırakın onu nasıl yıkıp sokakta kalacağım havasında yaşayacaksınız. Bu mantık en azından bizim bilgi ve deneyimimize göre bu galaksi yani yaşadığımız dünyada yok. Ha Mars, Uranüs veya Neptün’de böyle bir mantık böyle bir yaklaşım var mı onu da biz bilemiyoruz oralara hiç seyahatte bulunmamış birisi olarak. Uzun lafın kısası, bu ülkede gelinen aşamada siyasetin iflas ettiği bir gerçek.

*****

Bu saatten sonra kimse çıkıp da “Sol” değerler veya “Sağ” milliyetçi söylemlerde bulunmasın; çünkü bu söylemlere kargalar bile güler. Sol Sol değerler diye diye bırakın ülke yönetmeyi  kendi partisini bile yönetemeyen, parti bütünlüğünü sağlayamayan “Lider”lerin düştükleri durumu maalesef üzülerek takip ediyoruz. Siyasi yelpazede kendini “Sağ” diye tanımlayanların ise ülkenin her karış toprağını nasıl parselleyip kimlere peşkeş çektiğini Sağır Sultan bile duydu ve biliyor geldiğimiz noktada. “Hal böyle olunca da lütfen kimse bu ülkenin cefakar insanına çıkıp da bizi seçin biz sizin makus talihinizi değiştireceğiz demesin” çünkü bu söylemlere geldiğimiz bu noktada kargalar bile güler.

*****

KKTC denilen tanınmamış ve 33 yaşındaki bu devlet bugün, çocuk tacizleri, uyuşturucu müptelaları ve satıcıları, mafya hesaplaşmaları, casino neonları, gece kulüpleri ve önlenemez ölümlü trafik kazaları, her geçen gün biraz daha can yakan kanser vakalarıyla anılan bir yer oldu.  Siz ne kadar hamasi nutuklarınızla “eğitim adası, üniversite cenneti, kurtuluşumuz turizm” deseniz de size bu ülkenin bir tek insanı bile inanmıyor.

******

 Ülkede tek doğru yol alan yargıda odacı sorununu bile 1 haftada ancak onu da nasıl çözdüğü belli olmayan bir ayıbı hala dururken, bu ülkede insanımız yolda sokakta can güvenliğinden yoksun yürümeye devam ediyorsa ve bu ülkede Kararname mi, Master Planı mı? Tartışmalarıyla kentler betonlaşmaya ve Türkiye sermayesine peşkeş çekilmeye devam ediliyorsa emin olun ki yarın bir gün bu dünyadan göç edip gittiğimizde eskilerin deyimiyle bizi toprak bile kabul etmeyecek. İyi mutlu ve her şeyden önemlisi sağlıklı bir hafta sonu dileklerimizle.

Son Yazılar