Türkeş Denktaş’a neden randevu vermedi ?
Yusuf Kısa

Yusuf Kısa

Merhaba

Türkeş Denktaş’a neden randevu vermedi ?

28 Ocak 2017 - 10:30

Başbakan Yardımcısı ve Maliye Bakanı Denktaş’ın  Ankara Forumu Derneği tarafından düzenlenen "Kıbrıs Davası ve Müzakerelerde Son Gelişmeler"  paneli için gittiği Ankara’da Türkiye Başbakan Yardımcısı Tuğrul Türkeş’le bir araya geleceğini devletin resmi ajansı TAK’tan Sn. Denktaş Ankara’ya gitmeden öğrendik. Dün akşam saatlerinde ise bu kez TAK’ın bir diğer devlet kurumu olan BRT’ye dayandırdığı haberinde bu görüşmenin gerçekleşmeyeceğini öğrendik.

*****

Bu satırları okuyan kimi okurlarımızın “Peki bunda ne var Türkeş’in daha önemli bir işi çıktı bu randevu da gerçekleşmedi” şeklinde yorumlarını duyar gibiyiz. İşte bu yazının da ana teması bu işin böyle olmadığı yönünde. Yavaş yavaş Ocak ayını tamamlamak üzere takvim yapraklarının tükenmeye başladığı bu günlerde, hükümetin geçen ay devlet çalışanlarının maaşlarını ödemek için 80 milyon TL borçlandığını anımsatarak söze başlamak istiyoruz.

*****

Burada filmi biraz başa sararak yazımıza devam edersek, CTP-UP koalisyonunun bozulma gerekçeleri ve UBP-DP koalisyonunun kurulmasındaki gerekçeleri hatırlamamız gerekecek. Bugünün Başbakanı ve CTP-DP koalisyonunun da dıştan Başbakan Yardımcısı Hüseyin Özgürgün, CTP’yle ortaklığı bozarken Ankara’yla uyum ekonomik protokollerin zamanında uygulanması gibi birçok şartı ortaya koymuş ve hükümetin büyük ortağı CTP’nin bunlara sadık kalmadığını savunmuştu. Bugün DP’li koalisyonun başbakanı Sn. Özgürgün koalisyonun 8’inci ayını tamamladığı bu günlerde Ankara’ya  vaadettiklerinin yüzde 10’unu yerine getirdi desek inanın çok iyi bir niyet ortaya koymuş oluruz. 

*****

Ankara’nın UBP-DP koalisyonuyla imzaladığı başta ekonomik protokollerden mecliste geçmesi gereken birçok yasaya kadar hemen hemen hiçbir şey ne hayat buldu ne de bulacak görüntüsü sergilemekte. İşte bu ortam ve koşullarda Başbakan Yardımcısı Serdar Denktaş’ın Tuğrul Türkeş’ten talep ettiği randevu da maalesef olumlu yanıt bulamadı. Bugün ülkeyi yönettiği iddiasında olanlara tavsiyemiz dönüp ülkede neler olduğuna kısaca bir bakmalarıdır. Çiftçi, hayvancı, narenciyeci, öğretmen, memur, asgari ücretli, sanayici, işadamı yani kısaca ülkede isyan etmeyen kesim yok. Buna karşın hükümetin söylediği ise “Koalisyon hükümeti uyum içinde çalışıyor”. Bu sözler gerçekten kulağa hoş gelen insanın içini ısıtan cinsten ancak işin gerçeği bu mu? Maalesef ki değil. Bir ülke düşünün kullandığı para birimi diğer paralar karşısında sürekli değer kaybetmekte ve o ülkenin insanları “Artık dayanacak gücümüz kalmadı” diye sürekli feryat etmekte ve halkın temsilcileri feryat ediyorsunuz ha diyerek her gün ekmekten, benzine, elektrikten telefona zam üstüne zam yapmakta.

*****

Bu ne menem bir mantıktır ki  ülkeyi yönetme iddiasıyla o koltuklara oturanlar kendi vatandaşına zulmü reva görmekte. Dövizin ulaştığı nokta bu ülkenin en zengininden en fakirine tüm vatandaşları çok kötü etkiledi ve bu etki artçıl deprem misali şiddeti maalesef ki büyüyerek devam etmekte. İnsanımızın TL kazanıp dövizle yaşamak zorunda olduğu bu garip ülkede ne olurdu da bir hükümet yetkilisi çıkıp da “Ey ehali merak etmeyin belki TL’yi biz yönetmiyoruz ancak bizim de yaşamın daha da pahalılaşmasını önleyecek bir takım tedbirlerimiz olacak. Örneğin devletin ülkeye giren maddelerden aldığı vergileri bir süreliğine sıfırlayacağız veya almayacağız ve bu da ihracatçının ürününe zam yapmasını engellemiş olacak” diyebilirdi. Veya, bankalara çağrıda bulunup 3 aylığına kur sabitleyin çağrısı yapabilirdi. Hatta sterlin üzerinden ödenen ev kiralarını ey ahali TL yapın diyebilirdi ama ne gezer. Ülkeyi yönetenleri aylardır vatandaşın yararına tek bir adım attığını gözlemlemek mümkün değil.

******

Kısaca ve özetle, dün CTP’yi gereğini yapmamakla suçlayıp kapı dışarı eden ve o makamlara oturanların da bu ülkenin insanını düşünmek gibi bir gailesi olmadığı vatandaşın her gün iliklerine kadar hissettiği zamlarla ortada. Son söz, gerek ülke insanına gerekse Türkiye’ye verdiği sözlerin bugüne kadar hiçbirini yerine getiremeyen  UBP-DP koalisyon hükümetinin “Ankara’nın taşına bak gözlerimin yaşına bak” marşını söylemesine çok az günler kaldığını görmek için çok da alim olmaya gerek yok diyerek yazımızı sonlandıralım hepinize iyi hafta sonları.        

Son Yazılar