Yöntem aranıyor!

Yöntem aranıyor!

Okullar 1 Eylül’de açılıyor, ancak hangi tedbirlerle açılacağı konusunda Eğitim Bakanlığı henüz ayrıntılı bir açıklamada bulunmadı

Editor: Süperadmin
10 Ağustos 2020 - 12:09

KTÖS genel Sekreteri Elcil: Eğitim Bakanlığı okulların açılmasıyla ilgili çok istekli davranmıyor. Eğitim sendikalarının zorlamasıyla bir noktaya gelebildik.Okullar açıldıktan sonra uygulama 3’e 2 olacak. Kalabalık sınıflar ikiye bölünecek. Her çocuk arası  2.5 metre uzaklık olacak, her sıraya bir çocuğun oturması esas alınacak. Dolayısıyla bütün çocukların aynı anda okula gelmeleri mümkün değildir

“Fırsat eşitliği yaratılması açısından müfredattaki bilgi aktarılma yoğunluğunun azaltılmasını talep ettik. Şu anda Bakanlık müfredatları azaltmaya yönelik bir çalışma başlattı. Ne derece ilerlediklerini bilmiyoruz”

“Ayın 17’sine kadar bu çalışmaların toparlanacağı bir tarih belirlendi, ancak devlet okulları ihmale uğramıştır. Eğitim Bakanlığı’nın kendi bünyesinde yeterli çalışmayı yapacak uzmanı yoktur. Tamamen parti bürosu gibi çalışan bir Eğitim Bakanlığı var. Eğitim Bakanlığı işlevi ve görevini unutmuştur.”

“Sağlık Bakanlığı bu konuda çok ağır hareket ediyor. Sağlık Bakanlığı’nda hiçbir çalışma yok ve kendilerine yazı yazılmasına rağmen Sağlık Bakanlığı hiçbir girişim yapmadı.”

Eğitim Uzmanı Sarpten:Denetimin nasıl olacağı ile ilgili herhangi bir açıklama yok. Aileler tatmin edici açıklamalar duymak istiyor. Bakanlık bu konularda mesai harcıyor, birtakım uygulamaları hayata geçirme konusunda çalışmalar yapıyor, ancak ne yazık ki bunlar çok cılız ve yetersiz

Esengül AYKAÇ

Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS) Genel Sekreteri Şener Elcil ve Eğitim Uzmanı  Salih Sarpten,  1 Eylül’de okulların nasıl bir tedbirle açılması gerektiği ile ilgili değerlendirmelerde bulundu. Okullar açıldıktan sonra öğrencileri ve velileri nelerin beklediği konusu hala daha meçhul iken,  Eğitim Bakanlığı bu konuda hala ayrıntılı bir açıklama  yapmadı.

KTÖS Genel Sekreteri Şener Elcil:

Okullar açıldıktan sonra yapacakları hiçbir hazırlıkları yok

KTÖS Genel Sekreteri Şener Elcil, “Eğitim Bakanlığı okulların açılmasıyla ilgili çok istekli davranmıyor. Bizim zorlamamızla bir noktaya gelebildik. Eğitim Bakanlığı sanki hiçbir şey yokmuş gibi okulların açılmasına yönelik bir program yaptı. Salgın hastalık yokmuş gibi hiçbir önlem almadan okulların açılmasına niyeti vardı. Onun için Sayın Bakan hiç kimseye sormadan 1 Eylül’de okulların açılması yönünde bir karar belirledi” dedi.Ulusal Birlik Partisi ve Halkın Partisi’nin aldığı kararları yeterli bulmayan Elcil, “Bu konuda da ellerine yüzlerine bulaştırmak için ellerinden gelen her türlü çabayı ortaya koyuyorlar. Biz konuyla ilgili Bakanlığı zorlamak için teknik kurul çağırdık. Geçtiğimiz hafta ilk toplantı yapıldı. Orada bakanlığın niyetini öğrendik. Okullar açıldıktan sonra yapacakları hiçbir hazırlıkları yok. Herhangi bir önlem alma konuları hiç yok ve biz bunları öğrendik. Bunun üzerine iki tane temel komite oluşturuldu. Birisi müfredatlar ve diğer konularla ilgili olarak komite oluşturuldu. Bir diğeri de okul güvenliği meselesiyle ilgili bir komite oluşturuldu. Geçtiğimiz Cuma günü bu komiteler oluştu. Pazartesi gününden  itibaren bu komiteler çalışmaya başlayacak” diye vurguladı.

“Çocukların aynı anda okula gelmeleri mümkün değildir”

Okulların açılmasıyla gerekli görülen tedbirleri sıralayan Şener Elcil; “okullar açıldıktan sonra uygulama 3’e 2 olacak. Kalabalık sınıflar ikiye bölünecek. Her çocuğu 2.5 metre kare alan oluşturulacak bir mesafe düşünülecek ve her sıraya bir çocuğun oturması esas alınacak. Sınıf içerisindeki düzenlemeler bunlar olacak. Dolayısıyla bütün çocukların aynı anda okula gelmeleri mümkün değildir. Sınıflar ikiye bölündüğü için bir grup Pazartesi, Salı, Çarşamba okula gelecek. Diğer grup Perşembe, Cuma okula gelecek. Ertesi hafta Perşembe, Cuma, gelenler Pazartesi, Salı, Çarşamba okula gelecek. Şuanda dönüşümlü bir sistem düşünülüyor” dedi. 

“Bakanlık müfredatları azaltmaya yönelik bir çalışma başlattı”

Sınıf sayıları 20’nin altında olan sınıflarda normal eğitimin  devam edeceğini söyleyen Elcil: “Fırsat eşitliği yaratılması açısından müfredattaki bilgi aktarılma yoğunluğunun azaltılmasını talep ettik. Şuanda Bakanlık müfredatları azaltmaya yönelik bir çalışma başlattı. Ne derece ilerlediklerini bilmiyoruz şuanda bizim de elimizde bir veri yok” dedi.

“Hastalık çoğalsa da okulları açmasak”

“Şunu tekrar ediyorum Eğitim Bakanlığı’nın hiçbir şey yapmaya niyeti yok” diyen Elcil,  bizim ve sendikaların zoruyla bu noktaya gelindiğini belirtti. Elcil, toplantı esnasında bir bakanlık yetkilisinin“hastalık çoğalsa da okulları açmasak” diye bir söylem yaptığını söyleyerek,  bu kişinin Milli Eğitim Denetleme, Değerlendirme ve Yönlendirme Kurulu Başkanı Havva Dağsever olduğunu söyledi.

“Sağlık Bakanlığı çok ağır hareket ediyor”

Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası Genel Sekreteri Şenel Elcil sözlerine şöyle devam etti;“Şuanda ayın 17’sine kadar bu çalışmaların toparlanacağı bir tarih belirlendi. Maliye konusunda ise okullarda temizlik, hijyen malzemeleri, ölçüm cihazları ve diğer konularla ilgili bir talep yapıldı. Sağlık Bakanlığı bu konuda çok ağır hareket ediyor. Sağlık Bakanlığı’nda hiçbir çalışma yok ve kendilerine yazı yazılmasına rağmen Sağlık Bakanlığı hiçbir girişim yapmadı. Böyle bir duyarsızlık görülmüş değildir.”

“Hükümet duyarsız”

“Okulların açılması meselesi sadece Eğitim Bakanlığı’nın sorumluluğunda değildir. Bütün hükümeti ilgilendiriyor. Dolayısıyla hükümet duyarsız, çok ağır hareket ediliyor. Umarım 1 Eylül’e kadar tüm bu çalışmalar yetiştirilir. Biz bu konuda kararlıyız. Eğer ki doğru dürüst tedbir alınmazsa biz gerekli tavrı ve eylemi ortaya koyacağız.”

“Eğitim okulda olur”

“Eğitim okulda olur” diyen Elcil, okulun  toplumun küçük bir modeli olduğunu,  insanın  sosyal bir varlık olduğunu, insanı soyutlayarak, eve kapatarak eğitimin olmayacağını belirtti.  Elcil, koronavirüs  meselesinin  en az 5 yıl sürecek olan bir konu olduğunu ifade ederek,  “dolayısıyla bunu sadece ben öngörmüyorum Dünya Sağlık Örgütü de bunu söylüyor. O halde tedbir alarak tedbir alarak normal yaşantımızı sürdürmeyle ilgili ciddi bir çalışma ortaya konulması gerekmektedir. Eve kapanarak eğitim olmaz. Okulların tedbir alınarak açılması gerekiyor” diye konuştu.

“Devlet okulları ihmale uğramıştır”

“Devlet okulları ihmale uğramıştır. Eğitim Bakanlığı da buna dahildir. Eğitim Bakanlığı’nın kendi bünyesinde yeterli çalışmayı yapacak uzmanı yoktur. Bugüne kadar partililerin arkasında bayrak sallayanları, partililerin arkasında koşanları Eğitim Bakanlığı’nın bünyesine doldurdular. İş yapacak insan sayısı azdır” diyen Elcil,  “yaşadığımız sıkıntı bunlara bağlıdır. İşleri olmayan tamamen parti bürosu gibi çalışan bir Eğitim Bakanlığı var. Eğitim Bakanlığı işlevi ve görevini unutmuştur. Eğitime para ayırılması gerekiyor. Eğitim parasız olmaz. Maalesef bugüne kadar eğitime belli bir bütçe ayrılmadı. Bir bakıyorsunuz ki din işlerine, camii yapımına para ayırılıyor ama eğitime ve okullara para ayrılmıyor” dedi.

“Hala  Rum’dan kalma okulları kullanıyoruz”

Şener Elcil, “Girne’deki bir okulu bile 6 yılda bitirebildik. Bizim zorumuzla, baskı yaparak eylem yaparak Girne’de bir okul yapıldı. Düşünebiliyor musunuz? 1974’ten bu yana toplamda galiba 17 tane okul yapıldı. Hala Rum’dan kalma okulları kullanıyoruz. İhmal çok büyük” dedi.

Eğitim Uzmanı Salih Sarpten:

Eğitim bütçesini yeniden düzenlemeliyiz

Eğitim Uzmanı Salih Sarpten, çok yakın bir zamanda yüz yüze eğitim ile uzaktan eğitimin harmanladığı hibrit (melez) bir eğitim modeli zorunluluğunun kapımızın çalacağını söyledi. Sarpten, bu durumdan kaçmanın mümkün olmadığını, bu nedenle öğretim için teknolojinin getirdiği uygulamaları kullanmanın artık lüks değil, temel ihtiyaç, hatta zorunluluk olduğunu belirtti. Sarpten: “Nasıl ki her öğrenciye ders kitabını sağlıyoruz, bundan sonra her öğrencinin eğitime ulaşmak için teknolojik olanaklarını da sağlamamız gerektiğini unutmamalıyız. Eğitime ayırdığımız kıt kaynakları iyi planlamamız, eğitim bütçesini bu anlayışlara göre yeniden düzenlemeliyiz. Başka çaremiz yok gibi…” dedi.

Salih Sarpten, Eğitim Bakanlığı’nın bu konuda çalışmalarının olduğunu bildiğini, bu çalışmaların, en genel anlamda sınıftaki öğrenci sayısının belirli bir sayıda tutmak üzerine oluşturulduğunu ifade etti. Bu anlamda büyük ve nispeten kalabalık okullarda yüz yüze eğitimin gruplara bölünerek gerçekleştirileceğinin gündem de olduğunu belirtti.

“Anne-babaların tatmin edici açıklamalara ihtiyacı var”
Eğitimde taşımacılığın, öteden beri birçok sıkıntıyı beraberinde bulundurduğunu ifade eden Sarpten, bir de bunların üzerine taşıma araçlarında sosyal mesafenin korunması zorunluluğunun  da eklenmiş durumda olduğunu kaydetti. Sarpten, bu konuda uygulamanın ve denetimin nasıl olacağı ile ilgili herhangi bir açıklamanın olmadığını söyleyerek,  okullar açılmadan önce bu anlamda  anne-babaların tatmin edici açıklamalara ihtiyaç duyduğunu vurguladı.

“Hükümetin bir bütün olarak büyük bir başarısızlık yaşadığı ortada”

Sarpten, pandemi sürecinin yönetimi ile ilgili uygulamaların  sadece Eğitim Bakanlığı’nın değil, hükümetin bir bütün olarak büyük bir başarısızlık yaşadığını göstermekte olduğunu belirterek, “yüz yüze eğitime ara verdiğimiz 10 Mart 2020’den tam 6 ay geçti.  Bu altı aydık süreçte yüz yüze eğitime nitelikli destek sağlayacak uzaktan eğitim, teknolojinin çok daha etkin olacağı online eğitim ve/veya benzeri diğer uyguların sistemdeki tüm öğrencileri kapsaması konusunda anlamlı bir adım atıldığını göremedik. Bakanlık bu konularda mesai harcıyor, birtakım uygulamaları hayata geçirme konusunda çalışmalar yapıyor, ancak ne yazık ki bunlar çok cılız ve yetersiz. Örneğin geçen yıl yaşanan eğitim kayıplarının nasıl giderileceği daha da önemlisi 1 Eylül’de okulları açacağımız yeni öğretim yılında yeni eğitim kayıpları yaşanmaması için neler yapılabileceği çok önceden belirlenmeli, bu konuda hazırlıklar bu 6 aylık sürede tamamlanmış olmalıydı” dedi.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
"Federasyon" Türk tarafinin tezidir
Tavan başlarına yıkılıyor
Tavan başlarına yıkılıyor